(2004 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine yürütülen takipte. Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün 2009/2223 Tal. sayılı dosyasından 12.06.2009 tarihinde uygulanan haciz işleminde borçluyla ilgisi bulunmayan müvekkiline ait işyerindeki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu) şirket yetkilisi, mahcuzların şirketlerine ait olmadığını savunmuştur.
Mahkemece; hacizde borçlu şirket ortağının hazır olduğu, davacı 3.kişiyle borçlu şirketler arasında organik bağ ve ticari ilişki bulunduğu, ödeme emrinin borçlu yetkilisinin kızına tebliğ edildiği, dosya kapsamına göre borçlu şirketin alacaklıdan mal kaçırma gayreti içinde olduğu gerekçesiyle, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı (3.kişi) vekiliyle davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Hüküm davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiş ise de temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırılmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine,
2) Davacı (3.kişi) vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Dava, 3.kişinin İ.İ.K.nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, davaya konu takibin dayanağı borçla ilgili olarak, borçlu tarafından alacaklı aleyhine Bakırköy Asliye 6.Ticaret Mahkemesi'nin 2010/204 Esas sayılı dosyasıyla borçlu olmadığı iddiasıyla menfi tespit davası açtığı anlaşılmaktadır. Bu davanın sonucunun görülmekte olan istihkak davasının sonucunu etkileyeceği açıktır.
Bu nedenle, Bakırköy Asliye 6.Ticaret Mahkemesi'nin 2010/204 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılarak kesinleşen sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacı 3.kişiye iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy