MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, ... 14. İcra Müdürlüğü’nün 2009/9036 Takip, ... 10. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1207 Talimat sayılı dosyasında yapılan 20.03.2009 günlü hacze konu menkullerin üçüncü kişiye ait olduğunu, takip borçlusu ...’nin davacı şirket ortağı iken 13.12.2006’da payını devrederek ayrıldığını, haciz adresinde dava ve takip dışı bir tekstil firmasının faal iken ayrılması üzerine 14.08.2001’de davacının faaliyete başladığını, şirketin önceki ortağı olan ... adına kayıtlı telefonu kullanmaya devam etmek dışında borçlular ile bir bağının olmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, hacizde takip borçlusu ...’ye ait evrakların ele geçtiğini, hisse ve iş yeri devrinin muvazaalı olduğunu, iş yeri devri ile ilgili ilanların yasal prosedüre uygun yaptırılmadığını, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için kötü niyetli olarak ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddi ile ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haciz adresinde ödeme emrinin tebliğ edilmediği, bu adresin ticaret sicil kaydında ve vergi levhasında davacı adına kayıtlı
göründüğü, borçlu ...’nin ise bir başka adreste faaliyet gösterdiği, her ne kadar önceden davacı şirketin ortağı ise de 13.12.2006 tarihinde payını devrederek ayrıldığı, tazminata ilişkin yasal koşulların oluşmadığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz, üçüncü kişinin iş yerinde yapılmış, bu sırada borçlulara ait bazı belgeler ele geçmiştir. Takip borçlusu ... ise, davacı şirketin ortağı iken borç ve takip tarihinden önce payını devrederek ayrılmıştır. Somut olayda, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir.
İspat yükü altında olan üçüncü kişi, karinenin aksini kanıtlayabilmek için vergi levhası, tanık anlatımı gibi delillerin yanı sıra faturalara dayanmaktadır. Sunulan faturaların hacze konu hazır giyim ürünleri ile kumaşa uyduğu bilirkişi incelemesi ile belirlenmiştir.Sözü edilen maddi ve hukuksal olgulara göre haciz tutanağının 1. ve 2. sırasındaki mahcuzlara ilişkin davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava konusu bilgisayarlar ve yazıcı için fatura ya da benzeri bir delil sunulamamış, bunların davacının ticari kayıtlarında yer almadığı bilirkişi incelemesi ile saptanmıştır.
Haciz tutanağının 3. ve 4. sırasındaki bu mahcuzlar yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmeden oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin haciz tutanağının 1, 2. sırasındaki mahcuzlar yönünden temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle haciz tutanağının 3, 4. sırasındaki mahcuzlar yönünden temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 01.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.