MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalı yönünden kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı...Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkili nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın davalıların sorumluluğundaki rögar kapağının yerinden çıkması sonucu meydana gelen kazada hasar gördüğünü hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek 9.136,07 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı ... aleyhine açılan davanın kazada kusuru bulunmadığı gerekçesi ile reddine, dieğr davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 8.358,42 TL'nin davalı ... Genel Müdürlüğü'nden tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... Genel Müdürlügü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili kasko sigortalı aracın uğradığı zarardan sorumlu tutulmuş olup uyuşmazlık davalı aleyhine hükmedilecek faizin
türü noktasındadır. Davalı ... tekel mahiyetinde kamu hizmeti verdiği halde 2560 sayılı kuruluş yasası uyarınca özel hukuk hükümlerine ticari şekilde faaliyet gösteren özel hukuk tüzel kişisidir. Bu nedenle TTK'nun 3.maddesi uyarınca yaptığı iş, ticari iş niteliği taşımasına göre davalıdan ticari işlerdeki temerrüt faiz oranı istenebileceğinin kabulü gerekir. Mahkemece yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiş ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün ilk paragrafında yer alan “yasal” ibaresi hükümden çıkartılmasına, yerine “avans" ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 371,50 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ... Genel Müdürlüğü'den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.