MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın, davalılardan ...’ın maliki, ...’in sevk ve idaresindeki, birleşen davada ise davalı ...’ın maliki olduğunun ileri sürüldüğü aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kusur oranına göre sigortalıya ödenen tazminatın 1.350,00 TL’lik bölümünün ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...vekili, husumete itiraz ederek dava konusu motorsikletin kaza tarihinden önce noter satış sözleşmesi ile satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu olayda davacı taraf sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun anlaşılması nedeniyle davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve asıl davada davalı ...’ın dava konusu aracı kaza tarihinden önce Ankara 53. Noterliğinin 21205 yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi ile birleştirilen davanın davalısı ...’a satmış olduğunun anlaşılmasına, bu durumda ... hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken davanın anılan davalı yönünden esas yönünden reddine karar verilmesi doğru değilse de hükmün sonucu itibariyle doğru bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, TTK’nun 1301. Maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ... idaresinde bulunan araç trafik sicilinde davalı ... adına kayıtlıdır. Davacı bu kayda dayanarak davasını işleten sıfatıyla kayıt malikine yöneltmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 3 ve 19. maddeleri hükümlerine göre trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, kimliğini belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kayıt maliki, işleten konumunda olmadığını işletenin bir üçüncü kişi olduğunu kanıtlamakla, malik olmasına karşın, işleten sıfatıyla sorumlu tutulamaz. İşletenin kim olduğu Karayolları Trafik Yasası'nın 3.maddesinde tanımlanmış ve aynı Yasanın 85. maddesinde de hukuki sorumluluğun işletene ait bulunduğu hüküm altına alınmıştır. Bu bakımdan işleten 2918 sayılı Yasa'nın 3. maddesindeki tanıma göre kayıt sahibi olabileceği gibi kayıt sahibi olmayan ve araç üzerinde ekonomik yararı bulunanlarda işleten konumunda yer alabilirler. Bu bakımdan zarar gören kişi davasını açmazdan
önce işletenin trafik kaydında adı yazılı kişiden başkası olduğu konusunda bir araştırma yapmakla yükümlü kılınamaz.
Somut olayda davacı trafik kaydına dayanarak asıl davada davayı işleten sıfatıyla davalı ... aleyhine de açmış ve onun işleten olmadığı davalının ileri sürdüğü kanıtlarla doğrulanmıştır. Bu nedenle davanın davalı ... aleyhine açılmasında davacının bir kusuru bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinde davayı vekil aracılığı ile takip eden davalı lehine vekalet ücretine hükmolunması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilmesi uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 3. bendinde yer alan “Avukatlık ücret tarifesine göre takdir olunan 550,00 TL maktu vekillik ücretinin davacıdan alınıp kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı ...’a ödenmesine" tümcesinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy