MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline kasko sigortalı aracın davalılardan ...’ın maliki, ...’ın sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sigortalıya ödenen 1.000,00 TL’nin 04.11.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., kazaya karışan aracı kaza tarihinden önce ...’a sattığını bildirerek hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve davalı ...’ın dava konusu aracı kaza tarihinden önce Altındağ 1. Noterliğinin araç satış sözleşmesi ile diğer davalı ... ...’a satmış olduğunun anlaşılmasına, bu durumda ... hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken davanın anılan davalı yönünden esas yönünden reddine karar verilmesi doğru değilse de hükmün sonucu itibariyle doğru bulunmasına
göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, kırmızı ışık ihlali yapan aracın, davacıya kasko sigortalı araç mı, yoksa, davalının sürücüsü olduğu aracın mı dolayısıyla kusurun hangi tarafta olduğu noktasında toplanmaktadır.
Doktrinde genel kabul gören görüşe göre, işletenlerden hangisinin kusurlu olduğu kesin olarak tespit edilemiyorsa, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, zararın işletme tehlikeleri doğrultusunda, tehlikeler eşit varsayıldığında zarar ilke olarak yarı yarıya paylaştırılır.
Somut olayda, trafik kaza tespit tutanağında kazaya karışan her iki taraf sürücüsünden hangisinin kırmızı ışık ihlali yaptığı tesbit edilememiştir. Kaza tespit tutanağından olayın maddi hasarlı trafik kazası olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ... cevap vermemiştir. Davacı vekili tanıkları olmadığını bildirerek kaza tutanağına göre karar verilmesini istemiştir. Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde tehlikelerin eşit olmadığı kesin olarak ortaya konamayacağından, tehlikeler eşit kabul edilerek % 50 kusur oranına göre hüküm tesis edilmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.