Davacı ... ile davalı ... Sigorta A.Ş. arasındaki dava hakkında, ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nden verilen 30.07.2009 gün ve 2008/524 Esas, 2009/460 Karar sayılı hükmün, Daire’nin 04.04.2011 gün ve 2009/10134 Esas, 2011/3004 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekilince kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, asıl ve birleştirilen davada, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu, yolcu konumunda bulunan, müvekkilinin eşi ... ... ve oğlu ... ... ...’nin vefat ettiğini belirterek, asıl davada eşi ... için ıslâh ile arttırılmış 73.200.84 TL’nın, birleştirilen davada oğlu ... ... için ıslâh ile arttırılmış 15.356.20 TL’nın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, araç sürücüsü ve işletenin kusuru nedeniyle, ölen akrabaları için destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında kaldığını, gerçek zarardan poliçe limitiyle sorumlu olduklarını bildirerek, asıl ve birleştirilen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, KTK.’nun 88.maddesindeki müteselsil sorumluluk esasları uyarınca, karşı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminattan indirim yapılmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, asıl davada 73.200.84 TL’nın, birleştirilen davada 15.356.20 TL’nın, 21.08.2008 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilinin temyizi üzerine, Daire’nin 04.04.2011 gün ve 2009/10134 Esas, 2011/3004 Karar sayılı ilâmı ile, davalı sürücüsüne isabet eden kusur oranına göre, davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, müteselsil sorumluluk esasları uyarınca zararın tamamından sorumlu tutulmasının doğru olmadığından bahisle, hükmün bozulmasına karar verilmiş, bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Asıl ve birleştirilen dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen B.K.’nun 50. maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri zarardan sorumluluklarını düzenleyen aynı yasanın 51. ve 142. maddeleri uyarınca davacı, zararın tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de isteyebilir. Ancak, aynı yasanın 141. maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, isterse sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyimle alacaklınındır.
Diğer taraftan, KTK.’nun 88/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın katıldığı kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” hükmü yer almaktadır. Ayrıca, KTK.’nun 91. maddesi uyarınca, işletenin mali sorumluluğunu üstlenen zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da, anılan hükümler uyarınca limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla müteselsilen sorumlulardan birisidir.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinin “Netice ve Talep” kısmında, müteselsilen sözcüğünü kullanarak, zararın tümünü davalıdan istemiştir. Bu durumda davacının, yasanın verdiği müteselsilen talep hakkından açıkça vazgeçmedikçe, davalı sürücüsünün kusur oranına dayandığı ileri sürülemeyeceğinden, usul ve yasaya uygun bulunan yerel mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Daire’nin 04.04.2011 gün 2009/10134 Esas ve 2011/3004 Karar sayılı ilâmı ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının ONANMASINA ve karar düzeltme peşin harcının istek halinde davacıya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 4.271,28 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ... Sigorta A.Ş'den alınmasına 6.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.