MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 27.200 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının olayda %100 kusurlu olduğunu, davalı aracının trafik sigortasından 12.500 TL tahsil edildiğini, şimdilik bakiye 14.500 TL asıl alacak ve ferileri yönünden Mersin 2.İcra Müdürlüğü'nün 2009/11970 sayılı dosyasında davalı hakkında icra takibi yapıldığını davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili kusuru, hasarı kabul etmediğini, alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalı borçlunun Mersin 2.İcra Müdürlüğü'nün 2009/11970 sayılı takip dosyasında 14.500 TL asıl alacak ve faizi üzerinden yapılan takibe vaki itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacak üzerinden %40 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki
bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK'nun 1301.maddesine dayanılarak itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Alacak miktarı likit (belirli, muayyen) olmayıp, hükmedilecek tazminat miktarının tesbiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden şartları oluşmayan inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nun 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 3.bendinde yazılı "asıl alacak üzerinden %40 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "davacı tarafın şartları bulunmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 5.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy