(2004 S. K. m. 277, 278, 279, 280)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı Y. B. vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 24.09.2013 Salı günü davalı Y. B. vekili Avukat S. U. geldi. Davacı ve diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı Y. B. vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili davalı Ü. A.'ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalıya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı Y. B. davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Y. B. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış olup, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İptal davasından maksat İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarruflarının iptalinehükmettirmektir.Bu davanın ön koşulu ise,borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunmasıdır. Ön koşulun bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddede akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Dava konusu 514 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 400/2400 payı borçlu davalı tarafından 24.000.00TL bedelle 3. kişi konumundaki davalı Y. B.'a satıldığı, bilirkişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin ise 90.833.00 TL olduğu bildirilmiştir. Böylece ivazlar arasında bir mislini aşan fahiş fark olduğu anlaşılmakta ise de, üçüncü kişi olan davalı Y. dava konusu taşınmazı satın almak için kendisine ait bir başka taşınmazı sattığını, o satıştan elde ettiği para ile dava konusu taşınmazı satın aldığını bildirmiş, dosya arasında bulunan tapu kayıt suretinden de davalı Y.'un kendisine ait taşınmazı sattığı ve ertesi gün dava konusu taşınmazı satın aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davalı Y. B. tarafından tasarruf tarihinden 1 gün önce satmış olduğu taşınmaza ait tapu kaydının getirtilip satış bedelinin belirlenmesi, sözü edilen taşınmaz satışından elde edilecek para ile dava konusu taşınmazı satın alıp alamayacağının irdelenmesi, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca görebir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere eksik araştırma ve inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı Y. B. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve 990.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı Y. B.'a verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Y. B.'a geri verilmesine 24.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy