Davacı 3.kişi ...,... Bilişim Tur. San ve Tic. Ltd. Şti ile davalı alacaklı ... Paz. İth. İhr. Tic. Kağ.San ve Rekl. Ltd.Şti, borçlu ... aralarındaki dava hakkında Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesinden verilen 11.11.2010 gün ve 2009/935-2010/1433 sayılı hükmün Dairenin 3.4.2012 gün ve 2012/134-2012/4044 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı 3.kişi vekili, Ankara 13.İcra Müdürlüğünün 2008/1669 sayılı takip dosyasından, davacı şirkete ait işyerinde 10.06.2009 tarihinde haciz yapıldığını, adresin borçlu ile bir ilgisinin olmadığını belirterek, İİK”nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı, haksız açılan davanın reddini savunmuştur,
Mahkemenin, davanın reddine ilişkin karar dairemizin 03.04.2012 tarih 2012/134 Esas ve 2012/4044 Karar sayılı ilamı ile onanmış, davacı 3.kişi vekili tarafından anılan onama kararının hatalı olduğundan bahisle karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonucunda:
Dosya içerisinde mevcut ticaret sicil kayıtlarından, borçlu ... ve kardeşi ...'ın davacı şirket ortağı iken, borçlunun borcun doğumundan önce 2006 yılında bu ortaklıktan ayrıldığı görülmektedir. Borçlu daha sonra dava dayanağı 10.09.2007 tarihli çekin imzalandığı tarihten önce eşi ile birlikte Gaziantep'te ... isimli şirketi kurdukları ve borcun bu şirkete yapılan mal satışından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Celp edilen ceza dosyalarında borç kaynağı çekteki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'a ait olmadığı, çeklerin anılan
şirket yetkilisinin iradesi ve bilgisi dışında ortaklıktan ayrılan borçlu tarafından kendilerine ait şirket için kullanıldığı sabit olmuştur.
Bu olgular karşısında, salt davacı şirketin Ankara'daki işyeri adresine Tebligat Kanunu 21.maddesine göre borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmiş olması mülkiyet karinesinin borçlu yararına olması sonucunu doğurmayacaktır.
Borçlunun davacı şirkete ait işyeri ile bir ilgisinin olmadığı gibi borç kaynağı çekin sebebi mal almının da davacı şirketle bir ilgisinin olmadığı anlaşılmakla, istihkak davasının kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, dairemizin onama ilamının maddi yanılgıya dayalı olduğu anlaşıldığıdan karar düzeltim isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile 11.11.2010 tarihli mahkeme kararının BOZULMASINA, temyiz ve tashihi karar peşin harçlarının davacı 3.kişiye geri verilmesine 26.2.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy