MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin trafik sigortacısı olduğu aracın akollü ve sürücü belgesi bulunmayan dava dışı sürücü tarafından kullanılması sırasında meydana gelen kazada zarar gören araç için tazminat ödendiğini, bu ödemenin rücuan tahsili amacı ile başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davalının eşinin aracın çalınmasında kusuru bulunmadığı, bu nedenle çalınan aracın neden olduğu zarardan davacının sorumlu tutulacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik sigortasından kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Sigortalı aracın alkollü ve belgesiz sürücü tarafından kullanılması sırasında meydana gelen kaza sonucunda zarar gören araç için ödenen tazminatın davalı sigortalıdan rücuan tahsili talep edilmiş, davalı ise aracın sürücü tarafından izinsiz alındığını, bu nedenle sorumlu tutulamayacağını savunmuştur. Araç işletinin sorumluluktan kurtulma hali 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 107. maddesinde düzenlenmiş olup işleten kendisinin
veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin aracın çalınmasında veya gasp edilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse sorumlu tutulamaz. O halde kanıt yükü davalıda olup iddia edilen çalınma eyleminde somut olay yönünden aracı kullanan eşinin kusurlu olmadığını kanıtlamalıdır. Mahkemece tanıklar dinlenerek çalınma eyleminde kusurun var olup olmadığı dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken davalının araç sürücüsü aleyhine açtığı davada toplanan deliller dikkate alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy