(2004 S. K. m. 105, 143, 277, 278)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı borçlu S. B.'in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmaz hissesini 20.6.2007 tarihinde kardeşi davalı B. B.'e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
Davalı B. B. vekili, senet tarihinde davacı ile borçlunun evli olduğunu, davacının ekonomik durumunun takip konusu senetteki borcu verecek durumda olmadığını, takip konusu alacağın ve davacı ile borçlu arasındaki boşanmanın muvazaalı olduğunu, aciz belgesi sunulmadığını, borçlunun hacizli ve izale-i şuyuu davasına konu taşınmazı bulunduğunu, borçluya yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, dava konusu taşınmazdaki borçlu ve diğer mirasçı hisselerinin de kredi kullanılarak rayiç değerle ve iyiniyetle alındığını, davacı ve borçlunun aynı vekille temsil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, haciz tarihi ile tasarruf tarihi arasında İİK'nun 278/2. maddesinde öngörülen iki yıllık süre çekmiş olduğundan davanın İİK 278/2 madde gereğince süre yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için alacaklı tarafından borçlu hakkında düzenlenmiş geçici (İİK 105) veya kati (İİK 143) aciz belgesinin sunulması gereklidir.
Sonuç: Somut olayda 16.12.2009 tarihli haciz tutanağı borçlunun adresinde düzenlenmediğinden geçici aciz belgesi niteliği taşımadığı, yine borçlunun hisseder olduğu ve davacının birinci sırada haciz koyduğu taşınmaz bulunduğundan, bu taşınmazla ilgili kıymet takdiri yapılmadığından ve kat'i aciz belgesi sunulmadığından davanın ön şart yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması sonucu itibarıyla doğru görüldüğünden davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy