Davacı ... Sigorta A.Ş ile davalı ... ve ... arasındaki dava hakkında ... 1 Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 27.04.2011 gün ve 2010/358, 2011/123 sayılı hükmün Dairemizin 07.03.2012 gün ve 2011/11831- 2012/2724 sayılı kararı ile Onanmasına karar verilmiştir. Süresi içerisinde davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın, davalılardan ...’a ait at arabası ve ...’ın maliki bulunduğu araçla çarpışmaları sonucu hasarlandığını belirterek, ...’a ait aracın trafik sigortasından 4.000,00 TL alındıktan sonra kalan 15.600,00 TL tazminatın 08.12.2005 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... kusura itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere, tüm dosya kapsamına ve Yargıtay bozma ilamına göre davanın kabulü ile 15.600,00 TL’nin 05.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, Dairemizce onanamış, davalı ... vekili kararın düzeltilmesini istemiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davalı ...'ın işleteni olduğu olduğu araç ile diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu at arabasının neden olduğu kazada sigortalı araç hasar görmüştür. Mahkemece davalı ...'ın kusursuz olduğu gerekçesi ile anılan davalı yönünden davanın reddine, diğer davalı ...'ın tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne dair
verilen ilk karar davalı ...'ın temyiz istemi üzerine kusur durumunun belirlenmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. Bu durumda davalı ... hakkında verilen red kararı davacının temyiz istemi bulunmaması nedeni ile kesinleşmiştir. Mahkemece anılan husus gözönüne alınarak, bozma ilamı sonrasında kurulan hükümde davalı ... yönünden hüküm kurulmaması gerekirken davanın kabulü ile hükmedilen tazminatın her iki davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş olması ve kararın bu nedenle bozulması gerekirken onanması da doğru görülmediğinden karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 12.02.2010 gün ve 2009/7584 Esas ve 2010/1072 Karar sayılı Onama ilamı kaldırılarak hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz ve karar düzeltme peşin harçlarının temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine 13.9.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy