MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... Gıda ve İhtiyaç Maddeleri San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 3.2.2010 tarihinde davalı ... 'a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu şirket yetkilileri savunma yapmamıştır.
Davalı ... ile vekili, iptal koşullarının bulunmadığını, taşınmazı iyiniyetle ve rayiç bedelle aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan delilleri göre, borçlu şirket yönünden alınmış aciz belgesi bulunmadığı, icra dosyasında haczedilen malların bulunduğu, haczedilen malların paraya çevrilmediği, davacı alacaklı tarafından öncelikle mahcuz malların paraya çevrilmesi sonucu alacağını tahsil etme yoluna gitmesi gerektiği, mahcuzların satışı sonucu alacak miktarı karşılanmadığı takdirde aciz belgesi alındıktan sonra tasarrufun iptali davasının açılmasının mümkün olduğu bu bağlamda İİK 105 ve 277 maddeleri gereğince sübut bulmayan davanın davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilme koşullarından biri mahkemece de kabul edildiği gibi borçlu hakkında düzenlenmiş geçici (İİK 105)veya kati aciz belgesinin(İİK 143) bulunmasıdır.
Mahkemece aciz belgesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.Somut olayda davalı borçlu şirket adına kayıtlı altı adet araca davacı alacaklı tarafından haciz konulmuş ise de davacının haczinden önce araçlar üzerinde on adet haciz ve banka rehinleri olduğu, borçlu şirketin ticaret sicil adresinde yapılan 11.6.2012 tarihli haciz tutanağından anılan adreste dava dışı başka bir şirketin faaliyette olduğu ve borçlu şirkete ait haczi kabil mala rastlanmadığı belirlendiğinden 11.6.2012 tarihli haciz tutanağının İİK 105 anlamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu kabul edilerek davanın esasının incelenmesi ve dava konusu 3.2.2010 tarihli tasarrufun İİK 277,278,279,280.maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 15.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.