MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ...'in aleyhine açılan tazminat davası sonucu hükmedilecek alacakların tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla adına kayıtlı kooperatif hissesini 22.9.1999 tarihinde dava dışı teyzesi ...'a, onun da 16.4.2002 tarihinde borçlunun annesi davalı ... devrettiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline, tapu kaydının iptali ile borçlu adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davalı ...'in cezaevine girmesi nedeniyle maddi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla dava konusu kooperatif hissesini sattığını, aciz belgesi sunulmadığını, tasarrufun borçtan önce ve rayiç değerle yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, davalı borçlu ile alıcılar arasında yakın akrabalık bulunduğu, taşınmazın devir tarihlerindeki bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değer arasında misli fark bulunması nedeniyle dava konusu tasarrufların İİK 278/3-1,2. Maddeler gereğince iptale tabi olduğu, yapılan temliklerin borçtan kurtulmaya yönelik, muvazaalı işlemler olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; Kocaeli 1.İcra Müdürlüğünün 2005/4033 sayılı dosyasındaki alacağın tahsili için davacılara dava konusu taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu davaların amacı 278,279 ve 280.maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektedir.
Yasanın 282.maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka kötüniyet sahibi 3.kişiler aleyhine de iptal davası açılabilir. Bu kişiler arasında yasadan kaynaklanan zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı alacaklı, davasını bu kişilere yöneltmek zorundadır. Yasanın 283 maddesi gereğince davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahıs tasarrufa konu malı elinden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmeleri gerekir.
Somut olayda dava konusu kooperatif hissesi borçlu tarafından 22.9.1999 tarihinde dava dışı ...'a satıldığından öncelikle dava dilekçesinin dava dışı ...'a tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması, davacı ile davalı ...'ın bildireceği delillerin toplanması daha sonra borçlu ile ... arasındaki 22.9.1999 tarihli tasarrufun İİK 278,279,280, maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının belirlenmesi, iptale tabi olduğu belirlendiği takdirde ... ile davalı ... arasındaki tasarrufun da yine iptal koşulları yönünden değerlendirilmesi ve sonucuna göre yukarıdaki yasal düzenlemelerde gözönüne alınarak karar verilmesi gerekirken eksik incele ve taraf teşkili sağlanmadan kurulan hüküm isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yerolmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 15.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.