MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araca, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarptığını, araçta meydana gelen 20.115,85 TL hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini, davalı tarafın trafik sigortası tarafından müvekkiline 17.500 TL ödeme yapıldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu iddia ederek TTK'nun 1301. maddesi uyarınca bakiye hasar bedeli 2.615,83 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacıya sigortalı araç sürücüsünün %20, davalı sürücünün %80 kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, bu kusur oranlarına göre davacının davalıdan talep edebileceği hasar bedeli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nun 1301. maddesi (6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesi) uyarınca rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Olayla ilgili zabıtaca düzenlenen 8.5.2010 günlü trafik kazası tespit tutanağında tüm kusur davalı sürücüye izafe edilmiş, mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen uzman bilirkişi raporunda da trafik kaza tutanağı ile uyumlu olarak tüm kusurun davalıda olduğu, davacının bakiye 2.615,83 TL'yi davalılardan talep edebileceği mütalaa edilmiş, taraflarca rapora karşı herhangi bir itirazda bulunulmamıştır.
Bu halde aksi ispat edilinceye kadar geçerli trafik kaza tutanağı ile uyumlu, dosya içeriğine uygun ve taraflarca da itiraz edilmeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konuda hakimin kendisini bilirkişi yerine koyarak kusur belirlemesi ve buna dayalı olarak davayı reddetmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18/02/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy