MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline trafik sigortalı, davalının maliki olduğu aracın gabari dışı yüksek yükünü çarpması sonucu dava dışı kuruma ait kamera, elektronik ve hız kontrol cihazlarına hasar verdiğini ve zarar miktarının anılan kuruma ödendiğini bildirip kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu ve istiap haddini aşmış bulunması nedeniyle ödenen 7.260,36 TL hasar tutarının 12.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yetki itirazında bulunup aracı kullanan kişinin kendisiyle bir ilgisi olmadığını, kusursuz olduğunu ve istenen tazminatın yüksek bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, ancak kasıt veya ağır kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır. Davacı vekili, sigortalısına ait aracın gabari dışı yük taşıması nedeniyle üçüncü şahsa zarar verdiğini,Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 4.e maddesi gereğince rücu hakkının doğduğunu belirtmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarının B.4.maddesinde sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği haller sayılmıştır. B.4.e maddesinde ise “Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tesbit edilmiş olan istiab haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise” sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir.
2918 sayılı yasanın 3. maddesinde ise Gabari: Araçların, yüklü veya yüksüz olarak karayolunda güvenli seyirlerini temin amacı ile uzunluk, genişlik ve yüksekliklerini belirleyen ölçüler olduğu, istiap haddinin (Taşıma sınırı Kapasite):Bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısı olduğu belirtilmiştir. Taşıtın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşınması sırasında meydana gelen zararların teminat dışı kabul edilebilmesi için, riziko ile istiap haddinden fazla yük yada yolcu taşıma arasında uygun “nedensellik bağı”nın bulunması ve kazanın salt bu nedenle meydana gelmesi gerekir. Başka bir anlatımla, sadece istiap haddinin aşılmış olması, rizikonun teminat dışı olduğu sonucunu doğurmaz. Ayrıca, bu hususun davacı ... şirketince kesin bir şekilde kanıtlanması gerekir. 2918 sayılı yasada gabari ve istiap haddi ayrı ayrı tanımlanmış, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.e maddesinde ise istiap haddinden fazla yük taşımaktan bahsedilmiştir. Mahkemece sürücünün kusurlu olduğu ancak kasıt veya ağır kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de ZMSS Genel Şartları gereğince gabari dışı yük taşımanın sigorta şirketine sigortalısına rücu hakkı verip vermediği tartışılmamış, gabari dışı yük taşımanın B.4.e maddesi kapsamında istiap haddinin aşılması olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği tespit edilmemiştir.
Mahkemece belirtilen bu hususlar açıklığa kavuşturularak 2918 sayılı yasanın 65.maddesi ve Karayolları trafik yönetmeliğinin 128 ve devamı maddelerinde araçların yüklenmesi ile ilgili hükümler, çarpma noktası da dikkate alınarak kazanın salt gabari dışı yük taşınması nedeniyle meydana gelip gelmediği hususunda bilirkişilerden rapor
alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan Harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.