MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu davalı ... şirketine kasko sigortalı aracın, trafik kazası sonucu hasarlandığını belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL hasar bedelinin 25.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 07.06.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 17.247,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili yetki ve görev itirazında bulunup sürücü değişikliği yapıldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre araç sürücüsü olduğu ileri sürülen ...’ın arkadaşlarınca telefonla çağrılmasından sonra kaza tutanağında belirtilen saat ile bulunduğu konuma göre zaman aralığının çok kısa olması nedeniyle kaza mahallinde olması mümkün görünmediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindedir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması müsademesi devrilmesi düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan TTK.nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değilde, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarınn A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda açıklanan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK.nun 1292/3 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkca aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Uyuşmazlık,sürücü değişikliği yapılıp yapılmadığı, kazanın alkollü sürücü kullanımında gerçekleşip gerçekleşmediği, sürücü olduğu ileri sürülen ...’ın bulunduğu konumdan kaza mahalline gelme zaman aralığına göre olay yerinde bulunmasının mümkün olup olmaması ve rizikonun belirtilen şekilde meydana gelip gelmediği, dolayısıyla rizikonun teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında somut olaya bakıldığında; resmi görevli polis memurlarınca düzenlenen 25.01.2011 günlü tutanakta sürücü ... sevk ve idaresindeki sigortalı aracın ...,... istikametine seyir halindeyken direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği belirtilmiştir. Araç sürücüsü olduğu ileri sürülen ... ’a ilişkin alkol raporunda alkolsüz olduğu tespit edilmiş, yeterli sürücü belgesi olduğu görülmüştür. Hazırlık soruşturması sırasında dinlenilen ...,...,... ’ı arayarak kendilerini evlerine bırakmasını istediklerini bildirmişlerdir. Kaza nedeniyle düzenlenen tutanak saatlerinde de hata yapılması ihtimal dahilindedir. Mahkemece bu durumda ve dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, poliçe geçerlilik süresi içinde sigortalı aracın hasara uğradığını kabul etmek gerektiği gibi, sürücünün başka kişi olup sürücü değişikliği yapıldığı ya da hasarın belirtilen zaman, yer ve şekilde değil de başka şekilde meydana geldiği, ispat yükü kendisinde olan davalı ... şirketince ispat edilmelidir. Davalı sigortacı tarafından rizikonun gerçekleşme şeklinin kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak bildirildiği soyut iddialar dışında somut delillerle kanıtlanabilmiş değildir.
Davalı tarafından sürücü değişikliği yapıldığı, sürücünün kimliği ve sürücünün değiştirilmiş olması halinde dahi bu oluş şeklinin kasko sigortası genel şartlarının A-5. maddesinde yazılı hallerden hangisi nedeniyle kasko sigorta teminatı dışında kaldığı hususu somut delillerle ispat edilememiştir.
O halde dava konusu hasarın kasko sigortası teminat kapsamında kaldığı kabul edilerek, sigortalı araçta oluşan gerçek zarar yönünden tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy