Davacı 3.kişi Akenez Turizm San. Tic ve Taş. AŞ. ile davalı alacaklı ..., borçlu ... Mağ. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. Aralarındaki dava hakkında Bakırköy 5.İcra Hukuk Mahkemesi’nden verilen 23.2.2010 gün ve ... sayılı hükmün, Daire’nin 19.3.2012 gün ve ... sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davacı 3.kişi tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Bakırköy 7.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 16.04.2009 tarihinde davacıya ait depoda bulunan malların haczedildiğini belirterek İİK'nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı, haksız açılan davanın reddini savunmuştur,
Mahkemenin, davanın kabulüne ilişkin kararı Dairemizin 19.03.2012 tarih ... Esas ve 2012/3282 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, davacı 3.kişi vekili, anılan bozma kararının hatalı olduğundan bahisle karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonucunda:
Davacı ve borçlu şirketin ticaret sicil kayıtlarından, ortaklar arasında organik bağın kuruluş sırasında var olduğu ancak daha sonra sona erdiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan takip dayanağı borç, 30.09.2007 tarihli çekten kaynaklanmaktadır. Günümüz ticari hayatında çekler vadeli ödeme aracı olarak kullanıldığından borcun gerçek doğum tarihi alacaklı tarafından ortaya konulmamıştır.
Yapılacak iş,borcun doğum tarihinin alacaklı tarafından belgelenmesi ve buna göre tesbiti yapıldıktan sonra, borçlu şirketin ortakları ile davacı şirket ortakları arasındaki organik bağın sona erme tarihi araştırılarak borcun doğumundan önce mi yoksa sonra mı olduğu belirlenmeli, davacı
şirket hacizli ... marka uydu alıcısı cihazlarının üreticisi olmakla birlikte borçlu şirket de satıcısı olduğundan borçlu şirketin kayıtlarında hacizden önceki tarihlerde haczedilen miktar kadar uydu alıcısı alımının bulunup bulunmadığı ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme ile saptanmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu durumda ,mahkemece eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup Dairemizin bozma ilamının gerekçesinin maddi yanılgıya dayalı olduğu anlaşıldığından karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile 23.02.2010 tarihli mahkeme kararının belirtilen gerekçelerle BOZULMASINA, karar düzeltme peşin harcının istek halinde davacı 3.kişiye geri verilmesine 19.02.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy