MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ve davalı ...Ş. Vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ...’ya ZMSS poliçesi ile sigortalı olan aracın, yaya olan müvekkillerinin kızı...'a çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek iyileşme süresince yapılan 3.253 TL tedavi gideri, 1.729 TL yol gideri, 480 TL yiyecek masrafı ve 200 TL toplu taşıma ücretinden oluşan toplam 5.662 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, kusur oranında ve teminat limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 kusuruna göre davanın kısmen kabulü ile 2.998,29 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle tedavi gideri tazmini istemine ilişkindir.
Aynı kaza nedeniyle davacı tarafından açılan manevi tazminat davasında davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 kusuruna dayanarak tazminata hükmedilmiş ve dosya Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Kaza nedeniyle görülmekte olan ceza dosyasında da sanık sürücünün asli kusuruna dayanarak karar verilmiş ancak bu dosya henüz kesinleşmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda ise davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Alınan raporlar arasında çelişki meydana gelmiş olup, ceza dosyası, mahkemenin 2009/104 esas sayılı dosyası getirtilerek ceza dosyasındaki kesinleşen maddi olgular esas alınmak suretiyle kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için uzman kusur bilirkişisinden yeni bir rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Davacı, dava dilekçesinde davalının tam kusuruna göre 5.662,00 TL tedavi gideri talep etmiş, mahkemece davalının %25 kusurlu olduğu, davacının 1.630,00 TL yol gideri, 2.653,00 TL tedavi gideri sarf ettiği kabul edilerek nasıl ulaşıldığı anlaşılamayan 2.998,29 TL'ye mahkemece hükmedilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı HUMK 74.maddesi (6100 sayılı HMK 26 md.) gereğince hakimin tarafların talep sonuçları ile bağlılığı ilkesi gereğince mahkemece kabul edilen kusur oranı ve tazminat miktarına göre talebin aşılması suretiyle karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
b)Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı",
Yasanın geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1.maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk "Sosyal Güvenlik Kurumu'na" geçtiğinden eldeki davada yasal hasmın "Sosyal Güvenlik Kurumu" olması gerekir.
Bu durumda mahkemece, "Sosyal Güvenlik Kurumu"nun davaya dahil edilmesi, tarafların delillerinin toplanması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98.maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi, 2918 Sayılı Yasanın 98 maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalı ... şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, (3/a-b) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 20.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.