MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleten ve sürücüsü olduğu araçların trafik kazası sonucu müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, kusura isabet eden 2.089,00 TL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili ile davalı ... vekili, davanın reddini savunmuşlar diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; kazanın meydana geldiği yer karayolunun dışında ve fabrika sahası içinde bir yer olup, davacının rücu davası açma hakkı bulunmadığından, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.'nun 1301. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472/1) maddesi uyarınca açılmış bulunan, sigortacının sigortalısına ödediği bedelin, zarara sebebiyet veren üçüncü şahıstan halefiyet yoluyla rücuen tahsili istemine ilişkindir.
TTK.nun 1301.maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya
intikal eder. Bu madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere sigortacının sigorta ettirene halef olabilmesi için öncelikle gerçekleşen riziko bedelinin sigortalısına ödenmesi gerekmektedir. Sigortacının 3. şahsa rücu edebilme tarihi de sigorta ettirene ödeme yaptığı tarihtir.
Somut olayda, davacıya kasko sigortalı araç 25.1.2008 tarihinde davalıların işleten ve sürücüsü olduğu araçla çarpışmış ve davacı ... tarafından kasko sigortalı aracın hasar bedeli sigortalısına 05.3.2008 tarihinde ödenmiş olup, davacı yukarıda belirtilen yasa maddesinde yer alan yasal halefiyet hakkına dayanıp sigorta ettirenin yerine geçerek ve bu sıfatla dava açmıştır. Bir başka ifadeyle, sigorta ettirenin zarar verene karşı açacağı dava onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmıştır.
O halde, mahkemece yargılamaya devamla sonucuna göre karar vermek gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucunda olayın trafik (ZMSS) ya da ihtiyari mali sorumluluk (İMSS) sigortaları çerçevesinde görülüp yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy