MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin işleteni olduğu araca davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasarlanması nedeni ile Nihal için 7.555,00.-TL hasar bedelinin olay tarihinden, davacı ... tarafından yapılan 554,90.-TL tespit davası giderinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...’na usulüne uygun davetiye tebliğine karşın duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı sürücü ...'nün % 75 kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Nihal için 4.567,50.-TL hasar bedelinin olay tarihinden, Ali için 355,61.-TL tespit masrafının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine İlişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu araçla karıştığı trafik kazasında oluşan hasar bedelinin tazminini istemiştir.
Kaza tespit tutanağında, davacı sürücü ...'ın asli kusurlardan “şeride tecavüz etme” kuralını ihlal ettiğinden birinci derecede, davalı sürücü ...'nün ise KTK 52/1-a maddesinde yer alan “aracın hızını dönemece girerken azaltmama” kuralını ihlal ettiğinden ikinci derecede kusurlu olarak belirtilmiş, hükme esas alınan 23.03.2011 tarihli Adli Tıp Kurulu raporunda ise hangi aracın şerit ihlali yaptığının anlaşılamadığı ve 2 duruma göre değerlendirme yapılmasının uygun olacağı belirtilerek, davacı ...'ın şerit ihlali yapmış olması halinde Ali'nin 6/8 (%75), Adem'in 2/8 (%25), ...'nün şerit ihlali yapmış olması halinde Adem'in 6/8 (%75), Ali'nin 2/8 (%25) oranında kusurlu olacağı yönünde görüş beyan edilmiştir. Mahkemece davacı ...'nin eşi olan ve aynı araçta yolcu olarak bulunan tanığın beyanına itibar edilerek Adli Tıp Kurumu'nun Adem'in şerit ihlali yaptığının kabulü halinde % 75 kusurlu olacağı yönündeki ihtimali kabul ederek karar verilmiştir. 23.03.2011 tarihli Adli Tıp Kurulu raporuna davalı ... tarafından itiraz edilmiş, ancak bilirkişi raporuna karşı itirazlar cevaplandırılmamıştır. Mahkemece, davalının itirazları, trafik kazası tutanağındaki ve kaza mahalline ilişkin bulgular ile olaydan hemen sonra olay yerine gelerek kaza tespit tutanağını tanzim eden tutanak mümzilerinin tanık olarak dinlenilmesi ve dosya kapsamındaki tüm kanıtlar dikkate alınarak, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi “kurulundan” kusur dağılımı yönünden yeni bir bilirkişi raporu alınarak, kusur oranının yeniden tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı ...'nün temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalı ...'ye geri verilmesine 21.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy