MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali - tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davacı-karşı davalı vekilinin davasının reddine, davalı-karşı davacı vekilinin kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı -karşı davalı vekili, müvekkili ...'ın maliki olduğu aracın, dava dışı sürücü idaresindeyken, davalının çarpması neticesinde hasarlandığını, hasarın mahkemece tespit edildiğini, hasar bedeli, kazanç kaybı ve tespit mahkeme masrafları olmak üzere toplam 5.142,71 TL alacağın davalıdan tahsili için yapılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Daval-karşı davacı vekili; kusurun tamamen karşı tarafta olduğunu kazada müvekkiline ait aracında hasarlandığını, 2.000.00- TL hasar bedeli ve 300.00-TL gelir kaybı olmak üzere toplam 2.300,00 TL'nin olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsili ile %40 tazminatı talep ve dava etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Davacı-karşı davalının itirazın iptali davasının reddine, davalı-karşı davacının tazminat davasının kısmen kabulüne, 1800 TL'nin 11/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faziyle birlikte davalıdan tahsili ile karşı davacıya verilmesine,fazlaya dair istemin reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden,
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, gerekmiştir.
2-Davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden,
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar ve gelir kaybı bedelinin isteminden ibarettir.
07.10.2004 tarih, 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe davalı giren 5236 sayılı Kanun HUMK'na eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2012 tarihinden itibaren 1.690,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz dilekçesinin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE, aşağıda dökümü yazılı 53,31 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı-karşı davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya geri verilmesine 13.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.