MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı davalı adına kayıtlı aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, perti uygun olduğundan, 15.500 TL piyasa rayicinden 6.000 TL sovtaj bedelinin mahsubu ile ödenmesi gereken rakamın 9.500 TL olarak belirlendiğini, davalı tarafa aracın trafikten çekilme belgesi, anahtarları vs gönderilmesi halinde ödemenin yapılacağının bildirildiğini, davalının bu belgeleri ve ayrıca araç üzerindeki rehnin kaldırıldığına veya ödemeye muvafakat edildiğine dair belgeyi ibraz edemediğini ve müvekkili hakkında 17.İcra Müdürlüğü'nün 2009/23513 sayılı dosyasında icra takibine geçtiğini, müvekkilinin borcu olmadığı halde süresinde sehven takibe itiraz edilmediğini ve kesinleştiğini, araç üzerinde takip tarihinde ve halen rehin kaydı olduğundan davalının icra takibi yapmakta aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin muaccel borcunun olmadığını, icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, takibe konu hasar miktarının fahiş bulunduğunu, temerrüde düşmediklerinden işlemiş faiz istenemeyeceğini, icra veznesindeki paranın davalıya ödenmemesi için teminat karşılığında tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek müvekkilinin borcunun olmadığının tesbitine %40 kötüniyet tazminatının tahsiline, İcra müdürlüğüne yatırılan paranın tedbiren davalıya ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kaskolu araçta meydana gelen 19.837,50 TL tutarındaki hasar bedelini ihtara rağmen müvekkiline ödemediğini, davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilen 13.10.2010 tarihli yazı ile araca pert işlemi uygulandığından trafikten çekilme vs belgelerin ibrazı halinde 15.500 TL piyasa rayicinin ödeneceğinin bildirildiğini, sigortalının bu belgeleri alma yükümlülüğünün bulunmadığını, ayrıca tesbit raporuna göre aracın piyasa rayicinin 22.000 TL olduğunun tesbit edildiğini, aracın pertinin uygun olmadığını, davacı tarafından hasar bedeli ödenmeyince aleyhinde icra takibi yapıldığını, kendilerinden aracın üzerindeki rehnin kaldırıldığına ya da rehin hakkı sahibinden muvafakat alındığına dair belge istenmediğini, zaten rehnin kaldırıldığını, davacı tarafça önce 15.500 TL daha sonra sovtaj bedelinin mahsubu ile 9.500 TL ödeneceğinin daha sonra da hiçbir borçlarının olmadığının ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddine ve %40 tazminat ödenmesine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile İzmir 17.İcra Müdürlüğü'nün 2009/23513 sayılı dosyasından dolayı 10.337 TL asıl alacaktan borçlu olmadığının tesbitine, davalı işbu davada verilen tedbir nedeniyle alacağını geç aldığından İİK'nin 72.maddesi gereğince takip dosyasında alacaklı olduğu anlaşılan 10.066,34 TL'nın %40'ı oranında hesaplanan 4.026,53 TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacının icra inkar tazminatı talebinin davalının takipte kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 552,60 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda
dökümü yazılı 129,10 TL fazla alınan onama harcının temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.