MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili,müvekkiline ait davalı ... şirketinde kasko poliçesi ile sigortalı olan aracının park halinde iken yandığı, pert işlemi gördüğü , müvekkilinin aracına eş değer araç fiyatının 60.595,00 TL olduğu ve bu miktar üzerinden davalıya yönelik başlattıkları icra takibine davalı tarafından itiraz edildiği, icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, aralarındaki ihtilafın 3.000,00 TL iken itirazın tüm borca yapıldığı, bunun kötü niyet ile hareket ettiklerinin delili olduğu, bu sebeple %40 oranında icra inkar tazminatı da talep ederek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesine talep etti.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, icra takibine itirazın kısmen iptali ile takibin 57.898,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, davalı tarafça takipten sonra yapılan 48.500,00 TL ödemenin tahsilde tekerrüre meydan verilmemesi kaydıyla icra müdürlüğünce infaz aşamasında gözönüne alınmasına, davalının asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, Kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalının sorumlu tutulacağı alacak miktarı likit (belirli, muaccel) olmayıp, alacak miktarının tesbiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değil, bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK'nin)'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu( HMUK'nin)'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinde yazılı "asıl alacak üzerinden hesaplanan %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine "Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine" cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.