MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın müvekkiline kasko sigortalı araca çarparak hasarladığını, araçta meydana gelen 4.986,68 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı sürücünün olayda 5/8 (%62.5) oranında kusurlu olduğunu belirterek şimdilik kusur oranına isabet eden 3.116,68 TL.nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ..., davanın 1 yıl içinde açılmadığını zamanaşımına uğradığını, hasar miktarının fahiş olduğunu dava tarihinden faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Antalya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.5.2012 tarihli havalesi ile gönderdiği cevap dilekçesinde kazaya karışan trafikte adına kayıtlı aracını 5.2.2003 tarihli noter satış senedi ile ...'ya sattığını, kazanın satıştan çok sonra 1.3.2005 tarihinde meydana geldiğini işleten sıfatının ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 3.110,68 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına davanın 2918 Sayılı KTK'nun 109 maddesinde öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmış olmasına göre davalı ...'nın tüm, davalı ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2918 Sayılı KTK'nin 20/d maddesi hükmü uyarınca "Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri aracın motorlu taşıtlar vergisi borcu bulunmadığına dair belgenin ibrazı halinde araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi esas alınarak noterlerce yapılır." Bir başka ifadeyle motorlu araçların noterlerce yapılmayan her türlü satış ve devir işlemleri geçersizdir. Aynı Kanunun 3.maddesinde araç işleteninin tanımı yapılmış, 85.maddesinde ise işletenin hukuki sorumluluğu düzenlenmiştir.
Somut olayda davaya konu trafik kazası 1.3.2005 tarihinde meydana gelmiş olup davalı ... aleyhine davacıya kasko sigortalı araca trafik kazası sonucu zarar veren karşı aracın işleteni olduğundan bahisle dava açılmıştır. Adı geçen davalıya dava dilekçesinin tebliğinden sonra davalı Antalya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.5.2012 havale tarihli dilekçesi ile davaya cevap vererek kazaya karışan aracı 5.2.2003 tarihli noterde düzenlenen kati satış senedi ile dava dışı ...'ya satıp fiilen teslim ettiğini, kazanın satış tarihinden çok sonra meydana geldiğini, işleten sıfatı ve sorumluluğunun bulunmadığını bildirmiş ise de, karar tarihinin 22.5.2012 olması, kararın gerekçesinde bu davalının cevap vermediğinin belirtilmesi nedeniyle cevap dilekçesinin karar tarihinden önce dava dosyasına girmediği kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak davalı ...'ın cevap dilekçesi ve ekinde ibraz ettiği Gaziosmanpaşa 5.noterliğince düzenlenen, 5.2.2003 tarihli, ... yevmiye numaralı ... plakalı ... model ...,... aracın dava dışı ...'ya satıldığına ilişkin satış sözleşmesi fotokopisi incelenmeden davalı ...'ın da tazminattan sorumluluğuna karar verilmiştir. Zira 1.3.2005 kaza tarihinden önce aracın davalı ... tarafından 3.kişi ...'ya noterden satışın yapıldığının tesbiti halinde kaza tarihi itibariyle işleten sıfatı bulunmayan davalı ... aleyhindeki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece, 2918 Sayılı KTK'nin 20/d maddesi hükmüde gözönünde bulundurularak davalı ... tarafından verilen cevap dilekçesi, davalının dilekçede bildirdiği savunması üzerinde durularak dilekçe ekinde sunulan 5.2.2003 tarihli araç satış senedinin merciileri nezdinde araştırılarak gerektiğinde onaylı örneğinin getirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'nın tüm, davalı ...'ın sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 165,75 TL kalan harcın temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine 28.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy