MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı İçişleri Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait olan araca, Jandarma Genel Komutanlığı'nın işleteni, davalı ...'in sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirterek aracın değer kaybının tespiti ve araçta oluşan hasar bedeli için 15.383 TL.nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, davacıya ait araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı İçişleri Bakanlığı (Jandarma Genel Komutanlığına izafeten) vekili de, kazanın davacıya ait araç sürücüsünün kusurundan kaynaklandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporu uyarınca davalı sürücünün %40 kusuruna dayanarak davanın kısmen kabulü ile 9.301,80 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı İçişleri Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı İçişleri Bakanlığı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı, tarafı araç hasarı bakımından kusuru oranına göre gerçek zarardan sorumludur.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, aracın hasarı 20.621,40 TL, değer kaybı ise 2.633 TL kasko değerinin %10'a isabet eden bedel kabul edilmiştir. Hükme esas alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Kaza tespit tutanağına göre, araç 2004 model olup, mahkemece alınacak ek rapor ile hasar dosyasındaki veriler, hasar fotoğrafları ve dosyada bulunan sair evraklar değerlendirilmek suretiyle aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin belirlenmesi, buna göre tamirinin ekonomik olup olmayacağı, ekonomik değilse pert total olarak kabul edilip sovtaj bedeli düşülerek zarar miktarının belirlenmesi, buna göre pert total olarak kabul edilen araçta değer kaybı olmayacağının göz önünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
Kabule göre de, dava dilekçesinde davalı sürücünün tam kusuruna göre 15.383 TL araç hasarının davalılardan tahsili istenmiş, mahkemece davalının %40 kusuruna göre karar verilmiştir. Bilirkişi raporunun alınmasından sonra talep ıslahla yükseltilmemiş olup, talep edilen miktar yönünden kusur oranına göre karar verilmesi gerekirken talep aşılarak fazla tazminata hükmedilmesi isabetli değildir.
Diğer yandan, dava dilekçesinde aracın değer kaybının tespiti talep edilmiş, mahkemece 2.633 TL değer kaybı belirleyen bilirkişi raporu hükme esas alınarak bu bedele hükmedilmiş ise de, talep sonucu aşılarak tahsili talep edilmeyen araç değer kaybına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı İçişleri Bakanlığı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.