MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalanan aracın 05.01.2009 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, bir gözünü kaybettiğini ve kaza tarihinde üniversite öğrencisi olan müvekkilinin yaralanması nedeniyle eğitim sürecinin bir yıl daha uzadığını belirterek sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle 10.000,00 TL ve kaza sebebiyle eğitim sürecinin bir yıl uzamasından kaynaklanan kazanç kaybı nedeniyle de 500,00 TL olmak üzere toplam 10.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur. Davacı vekili tarafından 14.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi verilerek maddi tazminat istemi, yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda artırılmış ve sonuçta toplam 42.812,29 TL maddi tazminat istenmiştir.
Davalı vekili ise, müvekkili tarafından davacıya 01.07.2010 tarihinde 36.187,75 TL tazminat ödendiğini, davacının tüm zararının karşılandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, “davanın kabulü ile; davacının talep ettiği maluliyet nedeniyle oluşan zararın giderilmesi için talep edilen tazminat olarak 42.812,29 TL’nin 08.02.2010 temerrüt tarihinden itibaren değişken orandaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının davacı yana ödediği 36.187,75 TL için temerrüt tarihi 08.02.2010 tarihinden ödemenin yapıldığı 01.07.2010 tarihine kadar hesaplanan 1.700,00 TL faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine...” karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, gerektirici sebeplere ve özellikle davacı vekilinin yargılama sırasında 07.04.2011 tarihli duruşmada, % 20 maluliyet oranını kabul ettiğine ilişkin imzalı beyanda bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir,
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazası, 05.01.2009 tarihinde meydana gelmiştir. Dosya içinde bulunan öğrenci belgesine göre kaza tarihinde 19 yaşında ve Düzce Meslek Yüksek Okulu, muhasebe bölümü 2. sınıf öğrencisi olduğu anlaşılan davacının, kaza sonucu bir gözünü kaybederek meslekte kazanma gücünü kaybettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 23.01.2012 tarihli tazminat bilirkişi raporunda ise; "...Her ne kadar davacı, ileride iktisap edeceği mesleği olan muhasebeciliğe göre meslek odasından belirlenecek ücreti dikkate alınarak zarar hesabının yapılmasını istemişse de ispat yükü kendisine düşen davacının bu yönde dosyaya intikal ettirdiği herhangi bir delil bulunmadığından zorunlu olarak kazancının asgari ücretin altında olmayacağı..." belirtilerek davacının sürekli iş göremezlik zararı, net asgari ücret üzerinden hesaplanmıştır. Davacı vekili, müvekkilinin muhasebeci olacağını ve buna göre yeniden aktüerya hesabının yapılması gerektiğini ileri sürerek rapora itiraz etmiştir. Ne var ki ileri sürülen hususlar, mahkemece değerlendirilmeden bilirkişi raporuna atıf yapılarak karar verilmiştir. Oysa, muhasebeci olacağı iddia edilen ve bilirkişi rapor tarihine göre de okulunu bitirmesi gereken davacının gelirinin asgari ücretten fazla olduğu hayatın olağan akışına daha uygundur. Böyle bir davada gerçek zararın belirlenmesi için, davacının gelirinin daha net kriterlerle ortaya konulması gerekmektedir. Öncelikle davacıya bu konuda ispat imkanı verilmesi ve bu konu ile ilgili kuruluşlara (vergi dairesi, bağlı bulunduğu oda, çalıştığı işyeri kayıtları, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları,vb...)yazı yazılarak muhtemel gelirin tespit edilerek bu miktara göre tazminatın belirlenmesi ve kazanılmış haklar da dikkate alınarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.