MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, plakası tespit edilemeyen aracın, üzerinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu motosiklete çarpması sonucu müvekkilinin malul kaldığını belirterek ıslah ile artırılmış haliyle 22.370,02 TL işgöremezlik zararından oluşan maddi tazminat ile 100 TL tedavi giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davacıya ödeme yapıldığını ve sorumlulukları bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi
raporuna göre, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 kusuruna dayanarak davanın kısmen kabulü ile 22.370,02 TL işgöremezlik zararından oluşan maddi tazminatın davalıdan tahsiline, davalının 6111 sayılı kanun uyarınca tedavi gideri talebinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle buna ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı tarafından davanın açılmasından önce kısmi ödeme yapılmış olup mahkemece hükme esas alınan tazminat raporunda ödenen miktar mahsup edilmiştir. Ancak raporda öncelikle yapılması gereken, kısmi ödeme yapılan tarihte geçerli verilere göre tazminat hesabı yapılarak davacının gerçek zararının tazmin edilip edilmediğinin belirlenmesi, zararın tamamen tazmin edilmemiş olduğunun anlaşılması halinde ise bakiye zarar miktarının raporda olduğu gibi karar tarihine en yakın tarihli verilere göre belirlenmesidir.
Diğer yandan, davacının pasif dönem zararının hesaplanmasında günümüz itibariyle asgari ücretle çalışan bir işçinin emekli olduğunda alabileceği emekli maaşı esas alınmıştır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre pasif dönem tazminatında asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılmaktadır. Mahkemece ödeme tarihi itibariyle davacının gerçek zararının karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi, bakiye tazminat miktarının bulunması halinde ise belirlenecek pasif dönem tazminatında asgari ücretin esas alınmamış olması doğru olmayıp bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 17.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy