MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacının işleteni olduğu, davalı ... şirketlerine kasko sigortalı aracın kimliği belirsiz kişilerce kundaklanarak hasarlandığını belirterek 10.000,00.-TL hasar bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, aynı aracın müvekkili sigorta şirketinden önce ... Sigorta A.Ş. tarafından da sigortalandığını, sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...Ş. vekili, rehin hakkı sahibinin muvafakatinin olmadığını ve davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; araç üzerinde rehin hakkı bulunan fer'i müdahil ....'nin davaya muvafakat vermediği ve davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait aracın tescil belgesinde ve kasko sigorta poliçesinde, dava dışı ... Bank A.Ş ... Şubesi'nin dain ve mürtehin olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.
TTK’nın 1269. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270. maddesi hükme gereğince, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 879. maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir.
Somut olayda, dain mürtehin sıfatı bulunan ve menfaati olan dava dışı bankadan, dava açmaya ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı yargılama aşamasında sorulmuş, dava dışı banka muvafakatinin olmadığını bildirmesi üzerine, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak hükümden sonra dava dışı dain mürtehin sıfatı bulunan banka tarafından kayıtsız ve şartsız dava açmaya ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakat ettiği anlaşılması karşısında davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması ve sonucuna göre hüküm verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy