MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, trafik sigorta poliçesi (ZMSS) bulunmayan ... plakalı aracın, 30.11.2009 tarihinde davacıların desteğinin (çocuk) yolcu olarak bulunduğu motosiklete çarpması sonucu vefat ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, her bir müvekkili için 7.500,00' er TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 04.07.2012 tarihli dilekçesiyle, taleplerini bilirkişi raporuna göre davacı ... için 32.249,98 TL., davacı ... için 36.064,27 TL. olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili ise; yetki ve zamanaşımı itirazında bulunmuş ve müvekkili tarafından davacıların uğradığı zararların karşıladığını ve ibra edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulü ile davacı ... için 36.064,27 TL.,davacı ... için 32.249,98 TL. tazminatın 28.1.2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, gerektirici sebeplere ve özellikle Hukuk Usulü Muhakemeleri kanunun 21. maddesine göre; davanın, olay yeri itibariyle yetkili mahkemede açıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin yetkiye yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davacılara ibraname ile ödenen miktar, bilirkişi raporu ile belirlenen tazminattan indirilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; davacıların müşterek çocuğu ...’nın, 30.11.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaşamını yitirdiği, davacıların 28.01.2010 tarihinde davalı ... Hesabından toplam 26.518,00 TL tazminat alarak ibraname verdikleri, bu ibranamenin içeriğine göre davacıların davalı ... Hesabından aldıkları bu tazminat karşılığında artık hiçbir alacakları kalmadığını beyan ve tasdik ettikleri ve davalıyı ibra ettikleri ve tazminatın davacılara 04.02.2010 tarihinde ödendiği, davacıların, eldeki bu davayı 15.03.2012 tarihinde açarak ölüm nedeniyle uğradıkları zararın daha fazla olduğunu ileri sürerek tazminat isteminde bulundukları, mahkemece, anılan ibraname üzerinde durulmaksızın ödenen paranın mahsubu ile bakiye miktardan davalının sorumluluğuna karar verildiği anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Yasa’nın 111. maddesinde “Bu kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” biçiminde düzenleme getirilmiştir.
Şu durumda, yerel mahkemece, olayın meydana geldiği tarih, ibranamenin düzenlendiği tarih ve davanın açılış tarihleri arasında geçen süreler ile birlikte ödenen tazminat miktarı gözetilerek, yukarıda açıklanan yasa maddesi kapsamında söz konusu ibranamenin geçerliliğinin tartışılması ve bu surette davalının sorumluluğunun sona erip ermediğinin değerlendirilmesi ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan eksik değerlendirme ile ödenen miktarın doğrudan tazminat miktarından indirilip bakiye miktara karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda,(1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ise ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy