MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın davalı idareye ait olan ve hiçbir uyarı işareti konmadan açık bırakılan rögar çukuruna düşmesi neticesinde meydana gelen kazada hasarlandığını ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini, alacağın rücuen tahsili için davalı aleyhine Büyükçekmece 2.İcra Müdürlüğünün 2008/28488 sayılı dosyasından yapılan icra takibine itiraz nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, 4.760,00 TL TL. asıl alacak üzerinden yapılan takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre,kazaya neden olan kapağın İSKİ'ne ait olduğu, davalı ... ve ...'nın kaza ile bir ilgilerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacıya kasko sigortalı aracın rögar kapağının çarpması sonucu hasara uğradığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, hasara neden olan rögar kapağının kimin sorumluluğunda olduğu konusundadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, rögar kapağının İSKİ Genel Müdürlüğü' ne ait olduğu ve dava dışı kurumun olayda %30 oranında kusuru bulunduğu, ... ve PTT Genel müdürlüğünün kaza ile bir illiyet bağlarının bulunmadığı bildirilmiştir.
Belediyeler kamu tüzel kişileri olup, görmekle yükümlü bulundukları kamu hizmetleri sırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayı sorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Kamu tüzel kişilerinin, yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkileri kullanırken oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup, bu zararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmet kusurlarına dayanılarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca, idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davalı ... aleyhine hizmet kusuruna dayanılarak dava açıldığından, mahkemece, adli yargının yargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle, davalı ... yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması doğru değildir.
2- Mahkemece, 16.11.2011 tarihinde mahallinde keşif yapılmış ve alınan bilirkişi raporlarına göre kaza mahallindeki rögar kapağının PTT Genel Müdürlüğüne ait olmadığı tesbit edilerek bu davalı açısından davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davaya konu olay 29.08.2006 tarihinde meydana gelmiş ve olay tarihinde usulüne uygun olarak düzenlenen tutanakta rögar kapağının davalı kuruma ait olduğu yazılmıştır. Şu durumda keşif tarihi ile olay tarihi arasında geçen uzun zaman dilimi de göz önünde bulundurularak mahkemece ilgili kurumlarla yazışma yapılmalı olay tarihinde dava konusu yerde davalı ...'ye ait bir kapağın bulunup bulunmadığı, sonradan yapılan bir proje değişikliğinin olup olmadığı araştırılmalıdır. Yerel mahkemece bu hususların göz önünde bulundurulmaması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1 ve 2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy