MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait aracın trafik kazası sonucu kusurlu olarak müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini, alacağın rücuen tahsili için davalı aleyhine Boğazlıyan İcra Müdürlüğünün 2011/194 sayılı dosyasından yapılan icra takibine itiraz nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, 2.500,00 TL. asıl alacak üzerinden yapılan takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulü ile asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük olmamasına göre, davalı ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rucuen tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Kusur oranının ve gerçek hasar miktarının belirlenmesi incelemeyi gerektirdiğinden alacak likit değildir. O halde, davacının icra-inkâr tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru değil, bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün, 6100 sayılı HMK.’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle eski 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7. maddesi) uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...'ın sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2. bendindeki “asıl alacak üzerinden %40’ı oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerine, “ Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine,” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy