MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin işleteni olduğu araca, davalı ... şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucunda müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini, müvekkilinin hasara ilişkin fatura bedelini yetkili servise ödediğini ve sonrasında ödemiş olduğu bu hasar bedelini davalı ... şirketinden istediğini, davalı ... şirketinin hasara ilişkin fatura bedelinin tamamını değil, bir kısmını ödediğini, ödenmeyen 3.423,88 TL sının tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz etmesi nedeniyle icra takibinin durduğunu belirterek icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise, ekspertiz incelemesi sonucu belirlenen hasar bedelinin davacıya ödendiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur
Mahkemece, toplanan delillere göre, “...davanın kısmen kabulü ile davalının icra takip talebinde belirtilen 3.423,88 TL alacağın 2.669,60 TL sına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 2.669,60 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine…” karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyizi yönünden; 07.10.2004 tarih, 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile HUMK.’a eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2012 tarihinden itibaren 1.690,00.- TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar, reddedilen miktar itibariyle, anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Dava, icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili icra takip talebinde; asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 27 oranında faiz yürütülmesini istemiştir. Mahkemece, “…davanın kısmen kabulü ile davalının icra takip dosyasındaki 3.423,88 TL alacağının 2.669,60 TL sına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 2.669,60 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine…” biçiminde karar verilmiştir. Kararda, faiz istemi konusunda açık bir hüküm bulunmamaktadır. Somut olayda, davacı şirkete ait aracın, özel araç niteliğinde olması nedeniyle yasal faize hükmedilmesi gerekirken, mahkemece, yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı H.M.K.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda, (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin, hükmün kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının hükmedilen tazminata ilişkin olan (1) numaralı bendinde yer alan “…Takibin 2.669,60 TL üzerinden devamına …” biçimindeki sözcük dizisinden sonra gelmek üzere “…asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ( % 27 oranı aşmamak üzere) yasal faiz yürütülmesine…” biçimindeki ibarelerin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 28.2.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy