MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkillerin murisi ve desteği ...'nın davaların işleteni, sürücüsü, işvereni ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini belirterek davacı anne ... için 1.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, davacı kardeş ... için 1.000,00 maddi, 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi ve 2.000,00 TL maddi tazminat talep etmiş, birleşen 2010/298 Esas sayılı dosya ile davacı anne ... için 15.968.01 TL maddi tazminat talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, asıl dava yönünden; 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 6.000,00 TL manevi tazminatın davacı anne ... 'ye verilmesine, davacı kardeş ...'un maddi tazminat talebinin reddine ve 3.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulüne, davalı ... sigorta açısından açılan davanın reddine karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden; davacı anne ... için 15.968,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinden dava tarihinden itibaren, diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatı istemine ilişkindir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
19.11.2005 tarihinde meydana gelen kazada davalı araç sürücüsü %100 kusurludur. Olayın meydana geliş şekli, davacıların yakınlık derecesi ve yukarıda anılan ilkeler göz önünde bulundurulduğunda davacılar için takdir olunan manevi tazminatın çok düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ... ve ...'a geri verilmesine 10.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.