MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın yaya davacılar desteğine çarparak vefatına neden olduğunu belirterek fazlaya dair haklarını saklı tutarak eş ... için 19.271,00.-TL, ... için 2.436,00.-TL, ... için 487,00.-TL ve ... için 3.679,00.-TL olmak üzere toplam 25.873,00.-TL destekten yoksun kalma tazminatının Güvence Hesabından dava tarihinden itibaren, diğer davalıların olay tarihinden, ayrıca eş ...için 8.000,00.-TL ve çocukların her biri için ayrı ayrı 3.000,00.-TL olmak üzere toplam 20.000,00.-TL manevi tazminatın ... dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesiyle arttırmıştır.
Davalı ..., zamanaşımı süresinin dolduğunu, aracın satışı için vekaletname verdiğini, işleten sıfatının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...'ye usulüne uygun davetiye tebliğine karşın duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabul kısmen reddiyle eş ...için 39.761,06.-TL, ... için 2.124,48.-TL, ... için 3.483,14.-TL, ... için 9.189,66.-TL olmak üzere toplam 54.558,34.-TL destek tazminatının 25.873,00.-TL'sine dava, bakiye kısmına ıslah tarihinden ...'ndan, ... dışındaki davalılardan ise tazminatın tamamının olay tarihinden itibaren, ayrıca ... için 6.400,00.-TL, davacılar ...,... için ayrı ayrı 2.400,00.-TL olmak üzere toplam 16.000,00.-TL manevi tazminatın ve 1.755,00.-TL cenaze giderinin ... dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde BK'nın 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen ... Yönetmeliği'nin 15. maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Hesabın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Açıklanan bu ilke ve alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de, aynı tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir. Zira, davalı sigorta şirketleri ile davacı arasındaki hukuki ilişkin sözleşme ilişkisi değildir. Borcun nedeni haksız eylemdir. Yukarıda anılan hükümlere göre davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt faizinin başlangıcını
oluşturan ihbar yükümlülüğünde esas olan, zarar miktarı değil, kazanın ihbar edilmesidir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek Hesabın sorumluluğundadır. Bu itibarla, Hesaba başvuru yapılması veya dava açılmasıyla, kaza, davalı ...'na ihbar edilmiş olacağından, anılan hükümlerde öngörülen koşullar yerine getirilmiş olacaktır. O halde mahkemece dosya kapsamından davacı tarafından dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talepte bulunulduğunun anlaşılması karşısında bu tarihte temerrüt gerçekleştiği kabul edilerek, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren faizin işletilmesi yönünde karar verilmesi gerekirken ıslah edilen miktara ıslah tarihinden faiz işletilmesi doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMUK'nin 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendindeki “25.873,00 TL'sini dava tarihi olan 26/09/2007 tarihinden, 28.685,34 TL'sini ıslah tarihi olan 18/05/2010 tarihinden” ibaresinin çıkartılarak yerine “dava tarihinden” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine aşağıda dökümü yazılı 4.918,57 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına 13.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy