MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıya trafik sigortalı aracın çarpması sonucu hasarlandığını, kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle gümrüğe teslim edildiğini, müvekkilinin araç kiralamak zorunda kaldığını ve bunun için 500,00 TL ödendiğini, ayrıca Almanya'ya dönmek üzere kendisi ve ailesi için 1.500,00 TL uçak bileti ücreti ödemek zorunda kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 9.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı ve gerçek zarar miktarı kadar olduğunu, araç kiralama ve yol masraflarının teminat dışında olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, 4.360,00 TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı yabancı plakalı aracını kazadan sonra tamir ettirmeden hasarlı olarak Gümrük İdaresine teslim ettiğine
göre, davacının zararı, aracın Almanya'da olay günündeki kullanılmış değerine göre belirlenmelidir. Eğer bu değer, onarım giderinden fazla ise davacı yalnızca onarım giderini, onarım giderinden az ise, aracın olay gününde Almanya'daki sürüm değerini davalıdan isteyebilir. Bu hususta bilirkişiden ek rapor alınmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davalı ... şirketi kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup 2918 sayılı KTK'nun 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2-b maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Dosya içerisinde davacı vekilinin, davalı sigortaya başvuru yazısı mevcut olup tebliğ evrakına ise rastlanmamıştır. Mahkemece anılan düzenleme uyarınca, davalı ... şirketine yapılmış olan ihbarın davalı sigortacıya tebliğ tarihi araştırılıp temerrüt tarihi belirlenmeli, ihbarın tebliğ edilmediği anlaşıldığında dava tarihinde temerrüde düşürülmüş olduğunun kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 4.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy