MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait ticari taksiye davalıları sürücüsü, maliki ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu aracın hasarlandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle-davalı ... sadece tamir bedeli ve değer kaybından sorumlu olmak üzere-5.000 TL tamir bedeli, 5.000 TL değer kaybı ve 3.000 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 13.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 16.12.2011 havale tarihli ıslah dilekçesi ile toplam maddi tazminat talebini 14.177 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının başvurusu üzerine müvekkili tarafından 11.01.2011 tarihinde 8.209 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davalılar ... ve ... yönünden 12.700 TL'lik davanın kabulüne, davalı ....'nin 6.977,60 TL'lik kısımdan sorumlu tutulmasına, fazla talebin reddine, davalı ... yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden 18.07.2011 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar tazminatı istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan ve hüküm kurmaya elverişli olan 08.12.2011 tarihli bilirkişi raporunda, davacının zararı toplam 14.177,60 TL belirlenmiş ve davacı tarafça dava bu miktar üzerinden ıslah edilmiş olmasına rağmen, mahkemece davanın 12.700 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekili, Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/205 D.İş sayılı dosyasında yaptığı tespit giderlerinin de davalılardan tahsilini talep etmesine rağmen, mahkemece bu hususta bir karar verilmemiş olması da doğru olmamıştır.
4-Kabule göre de;
Mahkemece kabul edilen tazminat miktarı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, yukarıda anılan hususlarla birlikte bozma sebebi yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.03.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.