MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ...'nın aracı ile seyir halinde iken davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın şerit ihlali yapması nedeniyle meydana gelen kaza sonucu aracının hasarlandığını, müvekkili ... ve araçta yolcu olarak bulunan davacı çocuklarının yaralandığını, araçtaki hasarın 4.756,81 TL olduğunu, davalı tarafın trafik sigortacısı tarafından 2.750,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye hasar bedelinin 2.007,00 TL olduğunu, ayrıca aracın kaza sonrası çekme ücreti 230,00 TL ve tedavi gideri 90,00 TL olmak üzere müvekkili ... için toplam 2.327,00 TL maddi tazminatın, ayrıca müvekkillerinin kaza sonucu yaralanmaları nedeniyle müvekkili ... için 3.000,00 TL, müvekkili ... için 1.000,00 TL, müvekkili ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, kazanın meydana gelmesine yola düşmüş taş parçasının neden olduğunu, müvekkilinin tamamen kusurlu olmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, tedavi gideri SGK tarafından ödeneceğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2.007,00 TL hasar bedeli ve 230,00 TL çekme ücretinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... için 3.000,00 TL, davacılar ...,... için 1.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK'nun 275. ve devamı (HMK'nın 266. ve devamı) maddeleri gereğince, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazalarında araçta meydana gelen hasar bedelinin hesaplanması teknik bilgi ve uzmanlığı gerektiren konulardandır. Somut olayda, mahkemece adli tıp uzmanı doktor bilirkişiden alınan rapora bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise tamir bedelinin, ekonomik değilse aracın kaza tarihi itibariyle 2. el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanması için hasar uzmanı bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, konusunda uzmanlığı bilinmeyen bilirkişi tarafından verilen yetersiz rapora dayanarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Mahkemece, manevi tazminat isteminin talep gibi kabulüne karar verilmiştir. Manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat, bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın
karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar olması gerekir. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda, davacıların yaralanma derecesi, olay tarihine göre paranın alım gücü gibi nedenler dikkate alındığında, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarları fazla olup hükmedilen manevi tazminatlardan bir miktar indirim yapılarak karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 01/04/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.