MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Bursa 6. İcra Müdürlüğü’nün 2008/14860 sayılı Takip dosyasında yapılan 09.12.2009 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlunun haciz adresi ve mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını, 10.10.2007’de borçlu şirketin haciz adresinden taşındığını, borçluya ait Green Garden isimli markanın davacı tarafından 30.11.2007’de kiralandığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin borçlunun adresinde yapıldığını, mahcuzların da borçluya ait olduğunu, haciz adresinde kullanılan Green Garden markasının borçlu adına haciz adresinde kayıtlı olduğunu, davacının borçlu şirketin eski ortağı ve hali hazırdaki müdürünün de annesi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “icra takip dosyası içerisinde bulunan 26.07.2005 tarihi itibarı ile üçüncü kişi ...’in ( o tarihteki soy adı Serdar) 1/2 payla borçlu şirketin ortağı olduğu, borçlunun haciz adresinden 22.10.2007’de taşındığı, 05.10.2010 tarihli hisse devri sonucunda davacının oğlunun borçlu şirket ortağı olduğu, davacının borçlu adına kayıtlı görünen telefon numarasını
kullanmaya devam ettiği, takibe dayanak faturaların 2008 yılında düzenlenerek haciz adresinde borçlu adına teslim edildiği“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında dava değeri hacizli malın değeri ile alacak miktarından hangisi az ise ona göre belirlenir. Yargıtay’ın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulaması da bu yöndedir.
Somut olayda dava değerinin alacak miktarı olan 13.559,28.-TL olduğunun dikkate alınmaması ve nispi vekâlet ücretinin bu miktar üzerinden hesaplanmaması hatalı olmuştur.
Ne var ki belirtilen yanılgının giderilmesi yargılamanın yeniden tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Davacı üçüncü kişi vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 5. bendindeki “Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.400,00.-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “13.559,28.-TL üzerinden karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.627,12.-TL nispi vekâlet ücretinin davacı üçüncü kişiden alınarak davalı alacaklıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 9.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.