MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın davalılardan ...’ın maliki, ... ’nın sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere sigortalıya ödenen tazminatın kusur oranına göre 2.268,00 TL’sinin 06.01.2005 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir
Davalı ... vekili, davacıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ise, sigortalı araç sürücüsünün Ceza Mahkemesi kararı ile tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına davanın kısmen kabulü ile 2.254,00 TL’nin 06.01.2005 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda resmi görevlilerce düzenlenen 26.11.2004 tarihli kaza tutanağında davalı araç sürücüsü ...’nın kavşaklarda geçiş önceliğine uymamaktan %70 oranında, davacıya kasko sigortalı araç sürücüsünün ise kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamaktan % 30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 11.05.2009 günlü bilirkişi raporunda da kusur konusunda aynı sonuçlara ulaşılmıştır.
Dava konusu trafik kazasıyla ilgili Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/44 esas, 2010/221 karar sayılı ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise davacıya kasko sigortalı araç sürücüsünün kırmızı ışıklı trafik ışığından geçme kusurunu işlemekten 6/8, davalı araç sürücüsünün ise trafik güvenliği ile ilgili diğer kural, yasak veya yükümlülüklere uymamaktan 2/8 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Ceza dosyasında bulunan 29.05.2006 günlü Adli Tıp Kurumu raporunda ise iki ihtimalli olarak kusur tespiti yapılmış, hangi sürücünün kırmızı ışık ihlali yaptığının anlaşılması halinde o sürücünün tam kusurlu olacağı bildirilmiştir. Sonuç olarak mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar verilen ceza dosyasında tanık beyanları ile dosya kapsamına göre davacıya kasko sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir.Dosya arasındaki kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu ile ceza dosyasında alınan raporlar ve ceza mahkemesinin kabulü arasında çelişki bulunmaktadır. bu çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu, ceza dosyası ile ceza davasında düzenlenen bilirkişi raporları, tanık beyanları ve dosyadaki diğer delillerin irdelendiği İstanbul Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi kurulundan tarafların olaydaki kusur durumları yönünden ayrıntılı, açıklamalı ve denetime elverişli ceza dosyası ile kusur konusunda ortaya çıkan çelişkiyi gideren bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 1.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.