MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin trafik sigortacısı olduğu davalı adına kayıtlı aracı dava dışı sürücünün ehliyetsiz olarak kullanması sırasında 26.06.2009 tarihinde meydana gelen kazada, müvekkilinin diğer aracın kasko sigortacısına ödediği 11.952 TL tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, araç kendi adına tescilli ise de kaza tarihinden önce sattığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, itirazın iptaline, asıl alacak üzerinden % 40 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir.
1) Dava, trafik sigortacısının sigortalısına karşı rücuen tahsil talebiyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
HUMK'nun 275. maddesinde (HMK.nun 266.maddesi) çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, mahkemece kusur ve hasara konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan davacının ibraz ettiği belgelere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olup, dosya bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir.
O halde, mahkemece İstanbul Teknik Üniversitesi makine-trafik kürsüsünden ya da Karayolları Genel Müdürlüğü trafik-fen alanında uzman kişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden kusur oranı ve hasar bedelinin saptanması için, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2)Tazminat miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirip, alacak likit (muayyen) olmadığından, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 18.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy