MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı aracın, 02.08.2007 tarihinde davalıya ait iki adet büyükbaş hayvanın yola çıkması üzerine hayvanlara çarparak hasarlandığını, davalının kusurlu olduğunu, sigortalıya hasar tazminatı ödenmesi üzerine davalı hakkında başlatılan ilamsız takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını savunarak, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davanın esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, kazanın 02/08/2007 tarihinde olduğu, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu 02/08/2009 tarihinden sonra 10/02/2011 tarihinde davanın açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2918 sayılı Yasanın 109/1.maddesinde "motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı", Borçlar Kanunu'nun 133/2. maddesinde “alacaklının dava veya defi dava zımnında mahkemeye veya hakeme müracaatla veya icrai takibat yahut iflas masasına müdahale ile hakkı talep eylediği halde zamanaşımının kesileceği”, Borçlar Kanunu'nun 135/1 maddesinde de “zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir müddetin cereyan etmeye başlayacağı” öngörülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta, davacı ..., sigortalı aracın davalıya ait hayvanlara 02/08/2007 tarihinde çarpması üzerine araçta oluşan hasar bedelini sigortalısına ödemiş, ödenen tazminatın rücuen tahsili istemi ile hayvanların sahibi ... aleyhine süresi içinde 09/02/2009 tarihinde yetkisiz icra dairesinde icra takibi başlatmış, davalı borçlunun yetkiye itirazı üzerine, alacaklı vekili icra dairesine başvurarak yetki itirazını kabul edip, dosyanın yetkili Yunak İcra Müdürlüğüne gönderilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yetkisiz icra müdürlüğünde başlatılan takibin yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi nedeniyle zamanaşımını keseceği de göz önüne alınarak, davacının 2918 sayılı Yasanın 109/ilk maddesinde öngörülen yasal 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde 09/02/2009 tarihinde yasal takibe giriştiği, yetki itirazı üzerine gönderilen yetkili icra müdürlüğüne vaki itiraz üzerine de yasal sürede eldeki davayı açtığı gözetilmeden, davanın kaza tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy