MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 4.293 TL hasar bedelininin sigortalıya ödendiğini, davalı sürücünün olayda %100 kusurlu olduğunu belirterek şimdilik 2.100 TL.nın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş, 5.4.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 1.955 TL daha artırarak toplam 4.055 TL.nın davalılardan tahsilini istemiş, 22.9.2010 tarihli oturumda davalılardan ...'ın vefat ettiğini öğrendiklerini, bu davalı yönünden davayı takip etmediğini beyan etmiş, 6.6.2012 tarihli oturumda araç malikinin ... oğlu 1990 doğumlu ... olduğunu, nüfus kaydında davalının dedesinin ismi de ... olduğundan 22.9.2010 tarihli duruşmada sehven ... (1932 doğumlu) yönünden davayı takip etmediklerini belirttiklerini, araç maliki ... hakkındaki davayı devam ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı ... davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., kusuru hasar miktarını kabul etmediğini, aracın sürücüsü olduğunu, diğer davalı ...'nin oğlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile 4.055 TL tazminatın 2.3.2009 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ...'ın tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan aleyhindeki hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ...'ın temyiz itirazına gelince, dava kasko sigorta sözleşmesine istinaden TTK.nun 1301.maddesine dayanılarak karşı aracın işleteni ve sürücüsü aleyhine açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dava tarihi ve davanın davalı ... yönünden takipsiz bırakıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı HUMK.nin 409.maddesi gereğince" oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelipte davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkiline kasko sigortalı araca zarar veren karşı aracın işleteni ... ile sürücüsü ... aleyhine işbu davayı açmış, 6100 sayılı HMK ile mülga 1086 sayılı HUMK.nın yürürlükte olduğu 22.9.2010 tarihli oturumda davalılardan ...'ın vefat ettiğini öğrendiklerini belirterek bu davalı yönünden davayı takip etmediklerini beyan etmiştir.
Diğer davalı yönünden yargılamaya devam edilmiş, 18.4.2012 tarihli oturumda davacı vekilinin UYAP üzerinden gönderdiği mazeret talebinin reddine ve dosyanın HMK.nın 150 maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş; 27.4.2012 tarihli yenileme dilekçesi üzerine davalılara duruşma günü tebliğ edilmiş, davacı vekili 6.6.2012 tarihli duruşmada araç malikinin ... oğlu 1990 doğumlu ... olduğunu, nüfus kayıtlarında davalının dedesinin isminin de ... olması sebebiyle sehven 22.9.2010 tarihli celsede davayı 1932 doğumlu ... yönünden takip etmediklerini belirttiklerini, davalının 1990 doğumlu ... olduğunu ve bu davalıya karşı da davalarının devam ettiğini beyan etmiş, mahkemece bu beyana göre her iki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyada mevcut
Develi İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen 15.9.2010 tarihli müzekkere cevabında davalı taraf aracının ... oğlu 1990 doğumlu ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafın trafik kaydı ile dosyada bulunan nüfus aile kayıt tablosunu özenle inceleyip aracın olay tarihindeki işletenini belirleme, nüfus kaydında ölü olarak gösterilen 1932 doğumlu ...'ın araç işeteni olup olmadığını araştırma, aynı nüfus kaydında 1990 doğumlu ...'ın da sağ olarak göründüğüne dikkat etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Kaldı ki dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ...'ın baba adı ve doğum tarihini bilgileri bulunmadığı gibi davacı vekili 22.9.2010 tarihli duruşmada yine doğum tarihi bildirmeden davalı ... hakkındaki davasını takip etmediğini beyan etmiştir. Davalı ... hakkındaki davanın takipsiz bırakıldığı 22.9.2010 tarihinden davanın yenilendiği 27.4.2012 tarihine ve davacı vekilinin davalı ... aleyhindeki davayı sehven takipsiz bıraktıklarını belirttiği 6.6.2012 tarihine kadar davanın yenilenmesi için gereken 3 aylık süre fazlasıyla geçmiştir.
Bu durumda mahkemece davalı ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde onunda diğer davalı ile birlikte tazminattan sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'ın temyiz itirazının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'ın temyiz itirazının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 216,50 TL kalan harcın temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine 14.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy