MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen davaların kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı ... vekili ve davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın, davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken, davalı ...'un sevk ve idaresindeki, davalı ...'ye trafik sigortalı aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/272 Esas 2010/253 Karar sayılı dosyasında, aynı kazaya ilişkin olarak davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın tek taraflı kaza sonucu yol üzerine devrilmesi sonucu müvekkiline ait aracın bu araca çarparak hasarlandığını, müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/37 Esas 2012/13 Karar sayılı dosyasında, aynı kazaya ilişkin olarak davacı vekili, asıl davada davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması nedeniyle aynı taleple davalılara karşı yeniden dava açmıştır.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; asıl davada davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/272 Esas 2010/253 Karar sayılı dosyasında davanın kabulü ile 12.750,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleştirilen Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/37 Esas 2012/23 Karar sayılı dosyasında davanın kabulü ile 21.431,38 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı ... şirketinin poliçe limitiyle sınırlı ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olmak üzere) karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı ... vekili ve davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tazminat davalarında delillerin değerlendirilmesi hâkime aittir. 818 sayılı BK.’nun 53. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hâkimi, ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı ve delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleri ile bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, kusur oranının belirlenmesi yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davalı-karşı davacı ...'un
kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davaya konu kazaya ilişkin görülen Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/408 Esas 2010/140 Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalı-karşı davacı (sanık) ...'un kusursuz olduğu belirtilmiş, bu rapor hükme esas alınarak ...'un beraatine karar verilmiş, bu karar Yargıtay'ca onanarak kesinleşmiştir.
Bu durumda mahkemece, ceza dosyası da incelenerek, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de;
a-Birleştirilen Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/37 Esas 2012/13 Karar sayılı dosyasında, davalı ... şirketi davalı-karşı davacı ...'a ait aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Başvuru yoksa en erken dava tarihinde temerrüde düşürüldüğünün kabulü ile dava tarihinden itibaren faizden sorumluluğuna hükmedilmesi gerekir. Davacı-karşı davalı ... tarafından Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/88 Esas 2012/192 Karar sayılı davasının açılması ile davalı ... şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilerek 25/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu tutulması gerekirken davacı-karşı davalının aynı taleple sonradan açtığı davanın dava tarihi esas alınarak faizden sorumluluğuna hükmedilmesi isabetli değildir.
b- Birleştirilen Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/272 Esas 2010/253 Karar sayılı dosyasında, mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, davacı-karşı davalı ...'ın işleteni olduğu araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %62,5 oranında, karşı araç sürücüsü davalı-karşı davacı ...'un ise %25 oranında kusurlu olduğu (dava dışı yaya ...'ın %12,5 oranında) belirtilmiş olup davacı-karşı davalı ...'ın aracında belirlenen hasar bedelinden davalı-karşı davacı ...'un kusuru oranında sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken tamamından sorumlu tutulması da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı ... vekili ve davalı-karşı davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı karşı davalı ... ve davalı karşı davacı ...'ye geri verilmesine 25/03/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy