MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araç ile davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında kasko sigortalı aracın hasarlandığını, 19.025,00.-TL hasar bedelinin sigortalısına ödendiğini belirterek, davalının trafik sigortası poliçe limiti olan 12.500,00.-TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, trafik poliçesinin 15.08.2008 tarihinde sigortalının beyanına istinaden zeyilname ile başlangıçtan itibaren iptal edildiğini ve primin iade edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalıya trafik sigortalı aracın trafik sigortasının davaya konu kazaya karışmasından önce iptal edildiği, davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91–101. maddelerinde zorunlu mali mesuliyet sigortası düzenlenmiştir. Bu sigortanın amacı trafik kazaları nedeniyle 3. kişilerin uğrayacakları zararların kolayca temin edilmesini sağlamaktır. Bu sigorta işleteni değil aracı takip etmektedir. Zorunlu mali mesuliyet sigortası işletenin Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yapılmaktadır. KTK’nın 91. maddesinde, işletenlerin bu kanunun 85/1. maddesine göre sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, aynı Yasa’nın 95. maddesinde ise, "sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurulabilir." hükümlerine yer verilmiştir. Bu bakımdan olay tarihini kapsayan zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesinin varlığı halinde KTK'nın 95/2. maddesi gereğince sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin poliçenin iptal edildiği, geçersiz olduğu bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığı gibi haller sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesinin sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir.
Somut olayda davalı ...Ş., davacıya kasko sigortalı araca çarparak zarar veren dava dışı işletene ait aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısıdır. Davalı ... ile dava dışı işleten arasında dosyada mevcut trafik poliçesine göre 13.08.2008 – 13.08.2009 vadeli zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi düzenlenmiş olup davaya konu kaza 10.10.2008 tarihinde poliçe vadesi içinde meydana gelmiştir. Her ne kadar davalı ... vekili poliçenin sigorta ettirenin talebine istinaden (kaza tarihinden önce) iptal edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuş, mahkemece bu yönde karar verilmiş ise de, feshe ilişkin bu savunmaya yönelik davalı tarafından ortaya somut her hangi bir delil konulmamış olduğu gibi yukarıda yapılan açıklamalarda da değinildiği üzere KTK 95/II. maddesi gereğince feshe ilişkin bu savunma sigortacı ile sigortalı arasındaki iç ilişki olup davacı olan 3. kişiye karşı ileri sürülmesi mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece kaza tarihi itibarı ile geçerli bir trafik sigortası poliçesinin bulunduğunun ve davalı ... şirketinin de meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun kabulü ile davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması ile iddia ve savunmaların değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ...Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ... şirketine geri verilmesine 14.03.2013 gününde üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı poliçesiyle sigortalanan araç ile davalıya Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesiyle sigortalanan aracın karıştığı trafik kazasında hasar gören sigortalı araca ait hasar bedelinin sigortalısına ödendiğini, davalının poliçe limiti ile sorumlu olduğu ileri sürerek 12.500,00 TL.nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; davalı vekili, poliçenin 15.8.2008 tarihinde sigortalının talebi üzerine başlangıçtan itibaren iptal edilip primin iade edildiğini, iptal hususunun Tramer kayıtlarına işlendiğini, olay tarihinde geçerli bir poliçe bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş; mahkemece, davalı tarafından düzenlenen poliçenin iptal edildiği, olay tarihi itibariyle geçerli bir poliçenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; karar, sayın çoğunluğun görüşü doğrultusunda kaza tarihi itibariyle geçerli bir trafik sigorta poliçesinin bulunduğunun ve davalı ... şirketinin meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine aşağıda açıklanan nedenlerle katılamıyorum.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ..., kazaya neden olduğu ileri sürülen aracın trafik sigortacısı olup poliçenin sigortalının isteği üzerine iptal edildiğini savunmuş, cevap dilekçesi ekinde poliçenin sigortalının beyanına istinaden başlangıçtan itibaren iptal edildiğine dair zeyilname örneğini ibraz etmiştir. Davalı tarafından düzenlenen trafik sigorta poliçe örneği ibraz edilmemiş ise de, zeyilnameden poliçenin 13.8.2008 - 13.8.2009 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlendiği, kaza tesbit tutanağından ise kazanın 10.10.2008 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
TRAMER kaydına göre kaza tarihinden önce poliçenin başlangıçtan itibaren iptal edildiği Türkiye Sigorta Reasürans Şirketleri Birliğinin 20.3.2012 tarihli cevabı yazısında anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95.maddesine göre, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Bu madde kapsamına göre trafik sigorta sözleşmesinin geçerliliğine ilişkin hükümler ile davalının zarar gören üçüncü kişi konumunda olan davacı ... şirketine karşı sorumluluğunun değerlendirilmesi için davalı ... şirketinden sözleşmenin iptaline ilişkin tüm belgeler getirtilmeli, sunulan belgelere göre sözleşmenin iptalinin sigortalının talebi doğrultusunda gerçekleştiğinin davalı tarafından kanıtlanması halinde davanın reddine, aksi halde hukuken geçerli bir iptal işleminin olmadığının anlaşılması durumunda davalı ... şirketinin sorumluluğunun devam ettiğinin kabulü ile buna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının, sözleşmenin iptaline ilişkin savunmanın ispatına dair delillerin toplanmaması, kararın eksik incelemeye dayalı olması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi gerekirken davalının zarardan sorumlu olduğuna ilişkin gerekçe ile bozulmasına dair çoğunluk görüşüne karşıyım.
Karşı Oy
...
Full & Egal Universal Law Academy