MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, tek taraflı kaza sonucu hasarlandığını, müvekkili şirket tarafından hasar bedeli 2.092,75 TL'nin davalı sigortalıya ödendiğini ancak daha sonra aracın rent a car olarak kullanıldığını, kazayı yapan sürücünün aracı kiraladığının öğrenildiğini, buna göre hasarın teminat dışı olduğunu belirterek 2.092,75 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında ibraname düzenlendiğini, ödenen bedelin talep edilemeyeceğini, aracın kiralanmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; sigortalı aracın kiralık olarak kullanıldığı takdirde teminat dışında kalacağına dair poliçede düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
TC.Anayasası'nın 48.maddesinde" herkesin sözleşme hürriyetine sahip olduğu" ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19.maddesinde "bir akdin mevzuunun kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunabileceği, kanunun kati suretle emreylediği hukuki kaidelere veya kanuna muhalefet ahlaka (adaba) veya umumi intizama yahut şahsi hükümlere meteallik haklara mugayir bulunmadıkça iki tarafın yaptıkları mukavelelerin muteber bulunduğu" öngörülmüştür.
Görüldüğü üzere hukuk sistemimizde emredici hükümlere aykırı olmamak koşuluyla irade hurriyeti ve akit serbestisi sınırları içerisinde tarafların diledikleri gibi sözleşme yapabilmeleri mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesinde, Aracın kullanım tarzı "hususi" olarak belirtilmiş ve özel şart (kloz) olarakda " kullanım tarzı hususi otomobil olarak beyan edilmiş olan sigortalı araçlar, kiralık araç/rent a car/uzun süreli kiralama veya taksi/dolmuş olarak kullanılamaz. Aksi durumda poliçe teminatları geçerli değildir." hükmü kararlaştırılmıştır.
Dava konusu kazaya neden olan sigortalı araç sürücüsü ... tanık olarak dinlenmiş, olay tarihinde aracı ... Oto Kiralama'dan kiraladığını, araç ile kaldırıma çarparak hasarlanmasına neden olduğunu beyan etmiştir. Ayrıca davacı ... tarafından yaptırılan araştırmada sigortalının eşi ... 'ün rent a car işi yapan işyerini işlettiği belirlenmiştir.
Bu durumda rizikonun aracın rent a car olarak kullanımı sırasında gerçekleştiği sabittir.
Taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesindeki özel şart 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1264.maddesinde sayılan emredici kanun hükümlerine aykırı olmadığı gibi TTK.1266/son ve 1281/2 maddesi hükümlerine uygun bulunmaktadır.
O halde, mahkemece sigortalı aracın sözleşmedeki özel şarta aykırı olarak kullanılması nedeniyle hasarın teminat dışı olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ... şirketine geri verilmesine 25.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy