MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın, davalı yayaların sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu hasarlandığını belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sigortalıya ödenen tazminatın %75 kusur oranına göre 3.554,00 TL’sinin 18.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili kusur ve hasara itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile 3.554,00 TL tazminatın 18.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle davalı ... hakkında kurulan usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
2.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ..., 09.04.2001 doğumlu olup, yaşının küçüklüğü nedeniyle dava ehliyetine sahip değildir. Dava yalnız dava ehliyeti olmayan kişiye karşı açılmış, dava dilekçesinde kanuni temsilcisinin isim ve adresi gösterilmemiştir. Dava ehliyeti dava şartlarından olduğundan tarafların dava ehliyetine sahip olup olmadıkları mahkeme tarafından resen gözetilmek zorundadır. Dava yalnız dava ehliyeti olmayan kişiye karşı açılır ve dava dilekçesinde kanuni temsilcinin isim ve adresi yok ise, dava bu nedenle reddedilmez. Davalının kanuni temsilcisine tebligat yapılarak davaya ona karşı devam edilir. Mahkemece, davalının kanuni temsilcileri araştırılıp saptandıktan sonra kanuni temsilciye tebligat yapılarak davaya onlara karşı devam edileceği gözetilmeden dava ehliyeti bulunmayan küçük hakkında yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle davalı ... aleyhinde kurulan hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davalı ... hakkında kurulan hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 185,07 TL kalan harcın temyiz eden davalı ...'dan alınmasına 18.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy