MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların trafik ve ferdi koltuk sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin desteğinin hayatını kaybettiğini ileri sürerek toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini davacı ... için 37.168,79 TL, ... için 41.133,37 TL olarak artırmıştır.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, davacılar ... ve ... Çöl tarafından açılan davanın reddine, davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine açılan davanın kabulü ile davacı ... için 37.168,79 TL, ... için 41.133,37 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava dilekçesi ile talep edilen tazminat tutarına dava tarihinden, ıslah dilekçesi ile artırılan tazminat tutarına ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsiline karar verilmiş hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davalı ... Sigorta A.Ş aracın trafik sigortacısı olup, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B-2-b maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği
tarihten itibaren 8 iş günü sonrasıdır. Davacılar tarafından davadan önce davalı ... şirketinin temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığına göre temerrüt tarihi tüm tazminat talebi yönünden dava tarihidir. Bu nedenle ıslah dilekçesi ile artırılan tazminat tutarı yönünden de dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru görülmemiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinden yer alan "dava dilekçesi ile talep edilen 4.000,00 TL sinin dava tarihinden itibaren, bakiye 33.168,79 TL'sinin ıslah tarihi olan 18.02.2011" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "37.168,79 TL.nin dava" ve 2 numaralı bentte yer alan "dava dilekçesi ile talep edilen 4.000,00 TL sinin dava tarihinden itibaren, bakiye 37.133,37 TL'sinin ıslah tarihi olan 18.02.2011" ibareleri hükümden çıkarılarak yerine "41.133,37 TL.nin dava" ibarelerinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.