MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlı ...,... müvekilinde bulunan 952 ve 953 parseller üzerindeki taşınmazlara, dava dışı ... Tur. Ltd. Şti'nin davalı belediyeye olan vergi borcu nedeniyle 18.11.2005 tarihinde haciz konulduğunu, müvekkili ile ... Tur. Ltd. Şti arasında bu parsellerle ilgili olarak 10.11.2003 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnş. Sözleşmeleri akdedildiğini, bu sözleşmelere uyarınca emlak vergilerinin tüteahhit (... Tur. Ltd. Şti) tarafından ödenmesinin kararlaştırılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, bu nedenle taşınmazlara haciz konulduğunu, haczin 2005 yılında konulmasına rağmen ödeme emrinin müvekkiline 14.1.2008 yılında tebliğ edildiğini, belediyenin ödeme emri göndermeden haciz işlemi uygulamasının haksız fiil niteliğinde olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı bedeliye vekili, borçlu ile müteahhit arasındaki iç ilişkinin müvekkilini ilgilendirmediğini, belediyenin emlak kayıtlarına göre emlak vergisi borcunun tapu sahibine ait olduğunu, davacının tapu maliki olarak vergi borcunu ödemesi gerektiğini, belediye alacağının tahsili için 6183 Sayılı Kanuna göre takibat yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı ... Belediyesinin 16.11.2005 tarihli yazılarına istinaden belediyenin emlak vergisi alacağı nedeniyle davacıya ait 952 ve 953 parsel sayılı taşınmazlar üzerine haciz şerhi konulduğu, haciz şerhi konulmasına dayanak oluşturan 16.11.2005 tarihli yazının belediye hesap işleri müdürü tarafından imzalanıp onaylandığı, ancak hesap işleri müdürüne haciz varakası düzenleyip onaylama konusunda belediye başkanlığı tarafından yetki verildiğine dair herhangi bir belge sunulmadığı, bu nedenle haciz varakasının 6183 sayılı kanunun 64 maddesine uygun ve geçerli bir belge olmadığı, haciz işleminin de geçerli olmadığı gerekçesiyle haciz işlemlerinin iptali ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı belediye vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı ve davalının dilekçelerinde ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davacı, idareye karşı istihkak davasında 3.kişi durumunda olmayıp, esasen haczin dayanadığı işlemler davacıya karşı gerçekleştirilmiştir.
Uyuşmazlık 6183 sayılı kanunudan kaynaklanmaktadır. Bu yasaya göre yapılan haczin dayanağı olan işlemler de idari işlem niteliğindedir. Bu nedenle takibe konu böyle bir alacağın esasının bulunup bulunmadığı ya da ödetme yolunda yapılan işlemlerin ve bunun doğal sonucu olan haczin gerekli olup olmadığı temel idare tasarrufunun esasının incelenmesini gerektirmektedir. Esasen mahkemede gerekiçesinde haciz varakasının geçerli olup olmadığını tartışmıştır.
Yukarıda anılan nedenlerle bu davanın çözülmesi idari yargının (vergi mahkemelerinin) görev alanına girmektedir. Yerel mahkemece idari yargının görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasının incelenmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 11.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.