MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni ve trafik sigorta şirketi oldukları aracın, 01.07.2008 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda müvekkili sigorta şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanan araçta meydana gelen hasar nedeniyle müvekkili sigorta şirketi tarafından 4.703,62 TL tazminatın 26.09.2008 tarihinde sigortalısına ödendiğini, ödenen bu tazminatın rucuan tahsili amacıyla davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek, davalılar tarafından icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davalı ...’a ait aracın dava dışı sürücüsünün % 50 oranında kusurlu olduğu benimsenmiş ve “...davanın kabulü ile davalının, icra takip dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminat isteminin reddine...” karar verilmiştir. Karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, TTK'nun 1301. maddesinden kaynaklanan rucuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu olayda; 01.07.2008 tarihinde davacı ... tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan ... plakalı araçla, davalı ...'ın işleteni olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu, araçta meydana gelen hasar bedeli 4.703,62 TL davacı ... şirketi tarafından sigortalısına ödenmiş ve eldeki bu rucuan tazminat davası açılmıştır. Dava dilekçesinde, kazaya karışan diğer aracın işleteni olan davalı ... ve bu aracın trafik sigorta şirketi olduğu ileri sürülen ... Groupama Sigorta A.Ş' ne husumet yöneltilmiştir. Davalı ... vekili ise, müvekkiline ait aracın, davalı olarak husumet yöneltilen ... Groupama Sigorta A.Ş nezdinde sigorta poliçesinin bulunmadığını, müvekkiline ait aracın, davacı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş ve araca ait trafik sigorta poliçesini dosyaya sunmuştur.
B.K.'nun 116/1. maddesinde, " Alacaklılık ve borçluluk sıfatlarının bir şahısta içtimâıyla borç sakıt olur. " hükmü yer almaktadır.
Dosyada bulunan trafik sigorta poliçesinden, kazaya karışan davalı aracının kaza tarihi itibariyle davacı ... şirketine trafik sigortalı olduğu anlaşılmaktadır. Davacının, bu kaza ile sebebiyet verdiği zararlar bakımından poliçedeki limit çerçevesinde 2918 Sayılı KTK.'nun 85. ve 91. maddeleri uyarınca davalının hukuki sorumluluğunu üzerine aldığı, hem zarar gören hem de zarar sorumlusu kavramlarını üzerinde topladığı, alacaklı ve borçluluk sıfatlarının birleştiğinin kabulü gerekmektedir.
Bu durumda; mahkemece, davalı ...'a ait aracın, aynı zamanda davacı ... şirketine 10.000,00 TL limitle zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğundan, dava dilekçesinde istenen miktar itibariyle de poliçe limiti kapsamında kaldığından ve davacının, kendi sigortalısından isteyebileceği miktar söz konusu olmadığından, adı geçen davalının sorumlu olduğu miktar yönünden alacaklı ve borçluluk sıfatlarının davacıda birleştiği dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Dosya içinde bulunan trafik sigorta poliçesinden, davalı ...'a ait aracın, davalı olarak kendisine husumet yöneltilen davalı ... Groupama Sigorta A.Ş tarafından sigortalanmadığı anlaşıldığından, davalı ... şirketine husumet yöneltilmesi doğru değildir. Şu durumda; mahkemece, davalı ... Groupama A.Ş yönünden de husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasal uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre; davalı vekilinin kusur oranına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre; davalı vekilinin kusur oranına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine 20.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.